DİYABET GÖZÜNÜZE DOKUNUYOR (DİYABETİK RETİNOPATİ)     
Diyabetik retinopatinin diyabete bağlı göz hastalıkları içerisinde en sık görüleni ve yetişkinlerde önemli bir körlük sebebi olduğunu söyleyen Medicana International Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden
Op. Dr. Erol Havuz, diyabetin göze etkilerinden bahsetti.

Diyabetik retinopati nasıl görme kaybına neden olmaktadır?
Diyabetik retinopati sonucu hasar gören kan damarları iki yolla görme kaybına neden olmaktadır:
•Kolaylıkla kanayan, anormal kan damarları gelişebilir ve bunların göz içine kanaması sonucu görmede bulanıklık ortaya çıkar.
•Diyabet hastalığı nedeniyle bozulan kan damarı duvarlarından kanın sıvı kısmı keskin ve merkezi görmenin gerçekleştiği makulanın (sarı nokta) merkezine sızabilir. Sızan sıvı makulada şişme ve görmede bulanıklaşmaya neden olur. Bu durum makula ödemi olarak adlandırılmaktadır. Makula ödeminin ortaya çıkma riski her ne kadar hastalık ilerledikçe artsa da hastalığın herhangi bir evresinde görülebilmektedir. Proliferatif diyabetik retinopatisi olan hastaların yaklaşık olarak yarısında aynı zamanda makula ödemi de bulunmaktadır.

Kimler diyabetik retinopati riski ile karşı karşıyadır?
Gerek tip I gerekse tip II diyabeti olan tüm insanlar için bu risk bulunmaktadır. Bu nedenle diyabeti olan herkesin en azından yılda bir kere genişletilmiş göz bebeğinden kapsamlı bir fundus ( göz dibi) muayenesi yaptırmasında fayda vardır. Bir kimse ne kadar uzun süredir diyabet hastası ise bu kişide diyabetik retinopati gelişme riski o kadar fazlalaşmaktadır. Diyabet hastalarının yaklaşık olarak yüzde 40-45'inde herhangi bir evrede diyabetik retinopati görülmektedir. Diyabetik retinopatisi olan bir hastaya doktoru tarafından hastalığın ilerlemesinden korunmak amacı ile tedavi önerilebilir.
Gebelik esnasında diyabetik retinopati, diyabetli gebe için problem olabilmektedir. Görmenin korunabilmesi için tüm diyabetik gebelerin mümkün olan en kısa sürede detaylı bir göz dibi muayenesi yaptırmasında fayda vardır. Gebelik esnasında doktor tarafından ilave bir takım tetkikler istenebilir.
Görmenizi korumak için neler yapabilirsiniz?
Eğer diyabet hastası iseniz en azından yılda bir kere detaylı bir göz dibi muayenesi yaptırmalı ve şunları aklınızda tutmalısınız:
•Proliferatif retinopati hiç bir semptom olmaksızın gelişebilir. Bu ileri evrede hasta, görme kaybı açısından yüksek risk altındadır.
•Makula ödemi, diyabetik retinpatinin herhangi bir evresinde ortaya çıkabilir.
•Hastada hem proliferatif retinopati hem de makula ödemi bir arada gelişse bile kişinin görmesi iyi olabilir. Bununla birlikte bu hastalar görme kaybı açısından yüksek risk altındadır.
•Görmenizde değişiklik olsun veya olmasın erken tanı ve zamanında tedavi görme kaybını önleyebilir.
Eğer hastada diyabetik retinopati tespit edilmişse daha sık göz muayenesi gerekebilir. Proliferatif retinopatisi bulunan hastalar, zamanında tedavi ve düzenli takip sayesinde körlük risklerini yüzde 95 oranında azaltabilir. Diyabetli hastalar üzerinde yapılan çalışmalar, kan şekerinin iyi kontrolünün retinopatinin ortaya çıkış ve ilerleyişini yavaşlattığını göstermektedir. Kan şekerini mümkün olduğunca normal sınırlara yakın olarak tutabilen diyabet hastalarında aynı zamanda böbrek ve sinir hastalığı da daha az görülmektedir. İyi bir kan şekeri düzeyi kontrolü lazer ihtiyacını da azaltacaktır.

Diğer bazı çalışmalar yüksek kol tansiyonu ve kolesterol düzeyinin düzeltilmesi ile görme kaybı riskinin azaltılabileceğini göstermiştir. Bunların düzeltilmesi görmeyi korumaya yardımcı olacağı gibi genel sağlık için de önemlidir.
Diyabetik retinopatinin herhangi bir semptomu (hasta şikayeti) var mıdır?
Genellikle hastalığın erken evrelerinde hastanın herhangi bir şikayeti bulunmamakta ayrıca ağrı da olmamaktadır. Diyabeti olan hasta, şikayetlerinin ortaya çıkmasını kesinlikle beklememelidir. Yılda en az bir kere genişletilmiş göz bebeğinden detaylı bir göz dibi muayenesi yaptırılmalıdır.
Makula (merkezi keskin görmenin sağlandığı retina bölgesi ) sıvı sızması sonucunda şiştiğinde bulanık görme ortaya çıkabilir. Bu durum makula ödemi olarak isimlendirilmektedir.
Eğer retina yüzeyinde anormal yeni damarlar oluşursa, bu damarların göz içine kanaması sonucu görme kaybı ortaya çıkabilir.


Eğer kanama meydana gelirse proliferatif retinopatide hastanın şikayetleri neler olacaktır?
Öncelikle kanın oluşturduğu noktacıkları veya göz içinde yüzen leke görülmektedir. Eğer gözde lekeler oluşursa mümkün olan en kısa zamanda göz doktoruna başvurulmalıdır. Daha ciddi kanama meydana gelmeden önce tedaviye ihtiyaç olabilir. Kanamalar genellikle uyku esnasında ve bir kereden daha fazla olmaya eğilimlidir.
Bazen tedavi olmaksızın gözde oluşan lekeler kaybolabilir ve daha iyi görülür. Bununla birlikte kanama tekrarlayabilir ve ciddi görme bozukluğu oluşabilir. Kanama artmadan önce görmede bozukluk ortaya çıkar çıkmaz göz doktoru tarafından muayene edilmek gerekmektedir.
Eğer tedavi uygulanmazsa proliferatif retinopati ciddi görme kaybına hatta körlüğe neden olabilir. Aynı zamanda tedavi ne kadar erken uygulanırsa tedavinin başarılı olma olasılığı artacaktır.
Diyabetik retinopati ve makula ödemi nasıl tespit edilir?
Diyabetik retinopati ve makula ödemi şunları içeren kapsamlı bir muayene esnasında saptanır:
1.Görme keskinliği testi: Değişik mesafelerde görme düzeyi ölçülür.
2.Göz bebeği genişletilerek yapılan göz muayenesi
3.Göz anjiyografisi ve retina tomografisi: Fundus floresein anjiyografisi (göz anjiyosu) ve OCT (optik koherans tomografi) gözdibi ayrıntılı değerlendirmek için kullanılan tetkik yöntemleridir.

SAĞLIK
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim