MEHMET ÇEPİÇ    
Usta oyuncu, sunucu ve seslendirme sanatçısı
Mehmet Çepiç


Fareyi Öldürmek isimli oyun ile profesyonel oyunculuk hayatına adım atan Mehmet Çepiç; birçok dizi, sinema ve tiyatro oyununda yer aldı. Şimdilerde Evlilik Curcunası ve Kocamın Nişanlısı tiyatro oyunları ile turneden turneye koşan başarılı oyuncu, Karımı Arıyorum sinema filmini ve çekimleri Bosna Hersek’te yapılan Alia İzzet Begoviç’in hayatını anlatan projesinin heyecanını HaberHayat okuyucuları ile paylaştı.

HABERHAYAT: Samsun’a hoş geldiniz. Nasıl buldunuz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Samsun’u çok seviyorum. 20 yıllık profesyonel tiyatro hayatımda, Samsun’a 7-8 kez geldim. Geçtiğimiz yıl 15 Eylül’de Kocamın Nişanlısı adlı oyun ile geldik. Büyük bir ilgi ve destek gördük. Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Samsun, Trabzon, Giresun ve Ordu’da sanata, sanatçıya inanılmaz ilgi ve destek var. Televizyonda gördükleri iyi ya da kötü karakterleri bir şekilde oyuncularla örtüştürüyor, seviyor, aileden biri gibi görerek evlerine misafir ediyorlar. Aslında bizler oyuncu ve sanatçı olarak o evin o ailelerin hizmetçisiyiz. Onlara hizmet ediyoruz, onları mutlu etmeye çalışıyoruz. Eğer bunu başarabildiysek ne mutlu bize.

HABERHAYAT: Oyunculuğa ilginiz nasıl başladı?

MEHMET ÇEPİÇ:
Profesyonel tiyatro hayatıma, 1981 yılında Ankara Halk Tiyatrosu’nda başladım. Şartlar çok zordu ama o dönemdeki bütün hocalarımız bize tiyatro konusunda ciddi destek veriyorlardı. Şimdiki çoğu kurumlarda ücret karşılığında eğitim veriliyor ama o dönemlerde eğer yetenekliysen seçiliyor ve kursa katılıyordun. Bir yıllık sıkılaştırılmış konservatuvar eğitiminden sonra eğer yetenekliysen mezun olunuyordu ve tiyatro hayatı başlıyordu.

HABERHAYAT: Evlilik Curcunası tiyatro oyunu ile Türkiye turnesindesiniz. Oyunun hikayesinden ve rolünüzden bahseder misiniz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Evlilik Curcunası bir aile komedisi. İsrailli ünlü tiyatro yazarı Ephraim Kishon’un “Nikah Kağıdı” adlı oyunundan uyarlanan ve yönetmenliğini Kubilay Zerener’in yaptığı bir oyun. Oyunu biraz daha bizleştirdik. Oyunda tesisatçı Yahya’yı canlandırıyorum. Yahya eşini çok seviyor, kızını evlendirmek istiyor ama erkek tarafının ailesi kızın ailesinin evlilik cüzdanını istiyor. Aile 25 yıllık evlilik içerisinde evlilik cüzdanının yerini unutmuş. Uzun uğraşlar sonunda evlilik cüzdanı bulunuyor. Oyunda evliliğin sadece bir cüzdana bağlı olmadığını gösteriyoruz. Eğer sadece cüzdana bağlı ise o evlilikten hayır gelmez. Aileye, evlilik kurumuna, kadına, kocaya, ilişkiye sağdık kalmak sadece bir evlilik cüzdanı ile değil, insanın içinde ve ruhunda olmalı. Evlilik Curcunası bu mesajları veren bir aile komedisi. Çok büyük bir ilgi görüyor.

HABERHAYAT: Hayatımın rolü dediğiniz bir rol var mı?

MEHMET ÇEPİÇ:
Bütün rollerimi canlandırırken çok mutluyum. Sakarya Fırat’ta Kulaksız karakterini canlandırırken de çok mutluyum. Teröristi canlandırıyordum ama inanılmaz kahkahalar atıyordum. Sıcak Saatlerin komiser Doğanı’nı canlandırırken de bu durum böyleydi, Radovan’ı oynarken de aynı şekilde. Canlandırdığım karakterler içinde “Şu daha iyi” dediğim bir rol yok. Çünkü en iyi olan henüz daha oynayamadığınız roldür.

HABERHAYAT: Önümüzdeki günlerde hangi projelerde yer alacaksınız?

MEHMET ÇEPİÇ:
Evlilik Curcunası ile birlikte Kocamın Nişanlısı tiyatro oyununu da sahnelemeye devam ediyoruz. Bunun yanı sıra sevgili İvana Sert ve Peker Açıkalın ile birlikte bir sinema filmi çektim. Bu ay sonunda hayata geçecek. Karımı Arıyorum adında bir komedi filmi. Ayrıca hayatımda çok önemli bir yere sahip olan çok güzel bir çalışma yaptım. Bosna Hersek’te Alia İzzet Begoviç’in hayatını çektik. Çok güzel bir karakterle izleyici karşında olacağım.
Dizide hayat verdiğim karakter, katliyamın sorumlusu Radovan Karadiç. Beni çok zorlayan bir roldü. Radovan Karadiç, şizofren, psikopat, insanlığa kıymış bir karakter. Alia İzzet Begoviç’in ne mücadeleler verdiğini tüm Türkiye halkı ve Müslümanların çok iyi görebilmesi için doğru anlatmak gerekli. Bunu başardığımıza inanıyorum. Bunun yanı sıra Rüya Keskin diye adlı muhabirin hayatını anlattığımız bir dizi projemiz var. Sevgili Serdar Sevtekin yapımcılığını üstlenecek. Ayrıca Ray Cooney'in yazdığı Karmakarışık adlı oyunu tekrar hayata geçireceğiz.

HABERHAYAT: Rollerinize nasıl hazırlanıyorsunuz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Mesela; Radovan karakteri için 20 yıllık bıyıklarımı kestim. Bıyıklarımı daha yeni yeni bırakmaya başladım. Rolüm için kilo almam gerektiğini söylediler. 5-6 kilo aldım, şimdi onun diyetini yapıyorum. Zayıflamaya çalışıyorum, bıyık bırakıyorum.
Role hazırlanırken o rolün karakteri, ilişkileri benim için çok önemli. Hayata nasıl hazırlandığı çok önemli. Sakalı var mı, saçı var mı, bıyığı var mı, ne yapıyor, eğilip kalkarken ya da yemek yerken bakışları nasıl?… Eğer sevimli ve sevecense öyle olmaya, ürkütücü ise daha korkunç olmaya çalışıyorum ki seyirci onu idrak edebilsin.

HABERHAYAT: Birçok projeyi aynı anda yürütüyorsunuz. Bu yoğunluğun altından nasıl kalkıyorsunuz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Bu işi yaptığım müddetçe nefes aldığımı, alkış aldığım müddetçe yaşadığımı hissediyorum ve Tüm Türkiye’deki tiyatroseverlere ve sanatseverlere bizi bu alkışa layık gördükleri için çok teşekkür ederim.

HABERHAYAT: Sahnede olmak size neler hissettiriyor?

MEHMET ÇEPİÇ:
Bir oyuna başlarken her seferinde bir heyecan olacak, o heyecan olmazsa zaten oyun olmaz. Her dizide her filmde her oyunda mutlaka o heyecanın olması gerekiyor. Ama oyuncu heyecanını bizzat kendisi kontrol altına almalı. Eğer o heyecan yansıtılırsa işte o zaman her şey allak bullak olur. İyi ki heyecan var, iyi ki yaşayabiliyoruz, iyi ki nefes alabiliyoruz. Çok güzel bir şey bu.

HABERHAYAT: Canlandırdığınız karakterler arasında sizin için ayrı bir yeri olan var mı?

MEHMET ÇEPİÇ:
Hala öğreniyorum. Öğrencilerimden öğrendiğim çok şey var. Oldum demek çok kötü bir şey. 50’li yaşlarımda hala tiyatro ve sinema adına bir şeyler öğreniyorum. Tabii ki çok şey biliyorum ama o kadar çok eksiğim ki.

HABERHAYAT: Oyuncu olmasaydınız ne olurdunuz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Çocuk yaşlarda hep sinemalara giderdim. Sinema tutkunuydum. Sinemalarda sömestr döneminde teşrifatçılık yapardım. O dönemlerden beri içimde oyunculuk hep vardı. Oyuncu olmasaydım başka bir iş yapamazdım.

HABERHAYAT: Tiyatroya ilgi nasıl? Sizce ülkemizde tiyatro hak ettiği yerde mi?

MEHMET ÇEPİÇ:
Tiyatroya son bir yıldır inanılmaz bir rağbet var. 250 tane tiyatro grubu var, özel tiyatrolar kuruluyor. Türk seyircisi de artık dizilerden, sinemalardan mı bıktı da böyle oluyor bilemiyorum ama şu an devlet tiyatroları ve özel tiyatrolar dolup taşıyor.

HABERHAYAT: Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğunu nasıl değerlendirirsiniz?

MEHMET ÇEPİÇ:
TV’de dizi yapıyorsanız para kazanıyorsunuz. Sinema ve tiyatro oyuncuya prestij katıyor. Televizyonda yaptığınız dizi buza imza atmak gibi bir şey. 10 sene de sürse sonuçta bitiyor. Sinema öyle değil, çok ciddi bir prestij. 20 sene sonra torunlarınız bile izleyebiliyor o filmi. Mesela; rahmetli Kemal Sunal’ın bütün filmlerini hala izliyoruz.

HABERHAYAT: HaberHayat okuyucularına özel, bilinmeyen bir yönünüzden bahseder misiniz?

MEHMET ÇEPİÇ:
13-14 yaşlarında sakal tıraşı olurken sol kulağımın delik olduğunu fark ettim. Sonra babama benim sol kulağım neden delik diye sorduğumda “Senden önce iki erkek kardeşin vefat etti, o yüzden” dedi. Annem ve babam Diyarbakırlı. Orada erkek çocuklarına çok önem veriyorlar. Sonradan bana söylediklerine göre kız çocukları erkek çocuklarına göre daha çok yaşıyormuş. Bu yüzden kulağıma küpe takmışlar, bir yaşıma kadar kız kıyafetleri giydirmişler.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

MEHMET ÇEPİÇ:
Samsun halkı sanata büyük önem veriyor. Özellikle bölgedeki köklü kuruluşlardan olan Haber Medya Grubu tüm yayın organları ile ciddi anlamda destekliyor. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz.

Mehtap YILDIZ







RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim