KUŞUM AYDIN    
Eğlence ve televizyon dünyasının renkli ismi
Kuşum Aydın

Sahne kişiliği ve şarkıları ile 90’lardan gelen bir ikon olan Kuşum Aydın, HaberHayat okuyucularına özel açıklamalar yaptı. Uzun süren sessizliğini yeni şarkısı Çika Çika ile bozan Kuşum Aydın lakaplı Aydın Muharrem Uğurlular ile sektörden neden uzak kaldığından pişmanlıklarına, estetiklerinden yeni projelerine kadar her şeyi konuştuk. Eğlence ve televizyon dünyasının renkli ismi Kuşum Aydın sizlerle…

HABERHAYAT: “Mutlu Yıllar Kuşum” adı ile çıkardığınız albüm yüzünden lakabınız “Kuşum Aydın” oldu. Albümü çıkardığınızda isminizin “Kuşum” olarak etiketleneceğini tahmin etmiş miydiniz?

KUŞUM AYDIN:
Albümüm çıktığında lakabımın ‘Kuşum’ olacağını hatta o zamana göre bir milyon CD ve kaset satacağımı hiç düşünmedim. Şarkının sevileceğini muhakkak ki düşünüyorduk ama fenomen olacağını, aradan 20 yıl geçmesine rağmen ‘Kuşum’ lakabı ile anılacağımı hiçbir zaman düşünmedim. Benim için de müthiş bir sürpriz oldu. Ama çok güzel ve çok keyifli oldu. Çünkü çok sevimli bir lakap. Memnunum, mutluyum. Hayatımın sonuna kadar bu böyle sürecek. Çünkü Kuşum Aydın denildiğinde beni daha net tanıyorlar. “Tahmin ediyor muydunuz?” derseniz gerçekten etmiyordum.

HABERHAYAT: Çalışmalarınıza uzun bir süre ara verdiniz. Ekranlara ara vermeniz 'Kuşum Aydın bitti' şeklinde yorumlandı…

KUŞUM AYDIN:
Bu camiada, dedikodu çıksın da biri hakkında kötü bir haber yayalım, diye bayılırlar. Onun için de ekranda görünmeyince “Aydın yok” denildi. Her insanın hayatında sustuğu dönemler olur. Sustuğum dönemler oldu ama bu durum bitmek demek değildir. Harika şarkılarla muhteşem bir dönüş yaptım. O dedikoducuların ağızlarının kapandığını zannediyorum.
Herkesin “Aydın yok” dediği zamanlarda ben yine çalışmalarıma devam ediyordum. Yine haberlerim çıkıyordu. Görmek isteyen gördü, istemeyen görmedi. Sadece ekranda olmamanın dez avantajını yaşadım. İnsanları ekranda olmaya alıştırınca, izleyiciler ekranda görmediklerinde böyle bir şey oluyor. Aslında çalışmalarım yine aynı şekilde devam etti. Onun dışında farklı bir şey yapmadım. Ailemde kayıplar yaşadım, anneannem ve babam öldü. Çok üzüntülü günler geçirdim. Bu dönemde çalışmayı tercih etmedim. Yurt dışına gitmek istedim. Biraz kendimi dinledim, benim için iyi de oldu. Kötülüklerden uzaklaştım. O dönemde daha sakin düşünüp geleceğim için daha iyi kararlar verme fırsatı da buldum. İnsan bazen bir durumun içinde olduğunda bazı şeyleri göremiyor maalesef. Hatalarını da göremiyor. Bu yüzden dinlenmek benim için çok iyi oldu.

HABERHAYAT: Dönüşünüz muhteşem oldu. ‘Çika Çika’ çok sevildi. Neler söylemek istersiniz?

KUŞUM AYDIN:
Evet, Çika Çika radyolarda, gece kulüplerinde sıkça çalan, çok sevilen, çok oynanan, kına gecelerinin, düğünlerin vazgeçilmez şarkılarından biri oldu. Özellikle kına gecelerinde şarkının “Hele hele bakın, hele şu gelene” kısmında, müstakbel gelinin süzüle süzüle sahneye girmesi moda oldu. Çika Çika benim için çok çok güzel bir dönüş oldu. Ayla Çelik bu konuda benim için çok vakit harcamış, değerli dostlarımdan biri. Metin Arolat ve Demet Akalın da öyle. Benim için dostluklarını gösteren kişiler oldular. Geri dönüş şarkımda, manevi desteklerini hiç esirgemediler. Benim için koşturdular, bu çok önemli. Bu dönemde kimsenin kimse için yapmadığı bir şey. Verdiğimiz emeğin karşılığını alıyoruz. Bundan sonra durmayacağız. Şimdi yeni bir proje var. Projenin içinde 90’lı ve 2000’li yılların başındaki şarkılar bulunuyor. Bu şarkılardan bir tanesi de benim şarkım. Yeni bir versiyonla Kuşum şarkısını dinleyici ile buluşturacağız. Artık hiç durmak yok.

HABERHAYAT: Bir röportajınızda yer verdiğiniz "Türkiye beni ‘Kuşum Aydın’ olarak tanıdı ama o kuş öldü, kartal doğdu. Artık herkes benden korksun" ifadenizi biraz açar mısınız?

KUŞUM AYDIN:
Bu tamamen bir benzetme. Bu hayatın içinde o kadar çok şey görüyorsunuz ki gördüğünüz şeylerin sonucunda çok sevinçler, çok da kırgınlıklar yaşıyorsunuz. Kuşun pençeleri küçüktür ama kartalın büyüktür. Ben de pençelerimi büyüttüm. Artık eskisi gibi her şeye kanmıyorum her şeye inanmıyorum her dost görünene sarılmıyorum, güvenmiyorum. Bu ifademle bunu kastettim.
Biraz daha piştim, biraz daha dikkatli davranıyorum. Dostlarımı çok aza indirdim. Aradan uzun bir zaman geçince anlıyorsunuz ki düşmanlarınız varmış. Benim gibi hayatı, insanları, doğayı ve hayvanları seven, küçücük bir karınca ile bile konuşup onu sevmeye, irtibat kurmaya çalışan, hep mutluluktan bahseden bir kişinin düşmanları olduğunu gördüm ve çok şaşırdım. O yüzden pençelerimi büyüttüm, buna mecburdum. Böyle yapmasaydım, bu piyasada bu saatten sonra kalmam söz konusu olamazdı. Tamamen düşmanlar için söylenmiş bir söz.

HABERHAYAT: Estetiklerinizle de çok konuşuldunuz. Bu konuda hiç sorun yaşadınız mı?

KUŞUM AYDIN:
Estetikle ilgili şansız bir şey yaşadım. Suratım dolgulardan alerji oldu. O yüzden yüzüm bozuldu. Eskisi gibi fotojenik pozlar veremiyorum. Ama yapılacak bir şey yok. Bu da benim için bir deneyim oldu. Yüzüm yaptığım işte çok önemli ama bozuldu. Ortada felaket bir durum yok. Sadece dolgulardan dolayı sorunlu bir suratım oldu. Dolguların çıkarılması ile ilgili sorun yaşadım. Yaşadıklarımı herkes görsün, herkes bilsin diye çok kez anlattım. Alerjisi olan kişiler, özellikle dolgu yaptırırken, ciltlerine bir şeyler enjekte ettirirken mutlaka daha önce testlerini yaptırsın. Aksi takdirde işlemden 3 sene sonra bile yüzlerinde bir reaksiyon görebilirler. Bunu yaşamam gerekiyormuş, yaşadım. Yapabilecek bir şey yok. Tabii ki üzülüyorum bu konu ile ilgili. Ama böyle nefes almaya mecburum.

HABERHAYAT: Yıllarca feminen yanınızla sahne aldınız. Bu kadar feminen olmanızı aileniz nasıl karşıladı?

KUŞUM AYDIN:
Bu duruma siz feminen diyebilirsiniz, ben çok kibar diyebilirim. Ailem bu konuda bana hiçbir şey demedi, çünkü bu söylenecek bir şey değil. Onlar beni kibar olarak gördü. Bu tabii ki insanların kendi bakış açısı. Ben kendimi çok çok kibar biri olarak nitelendiriyorum. Hiçbir zaman sert, maço görünümlü bir erkek olamadım. Kibar, daha parlak, daha feminen görünümlü bir erkek oldum. Ailem yanlış algılamadı, bu durumdan gayet memnundu. Aileme yakışır bir şekilde bu işi yaptım. Onlara kötü laf getirmedim. Dostlarım da benden memnundu. Bu konu ile ilgili bir şikayetleri olmadı.

HABERHAYAT: Tüm sorulara açık yüreklikle yanıt veren dobra bir kimliğe sahipsiniz. Dobralığınız sektörde sıkıntı yaşamanıza sebep oldu mu?

KUŞUM AYDIN:
Dobralığım hiç sıkıntı yaşamama sebep olmadı. Çünkü her zaman kendimle ilgili dobra oldum. Başkalarına herhangi bir söylemde bulunmadım. Hiçbir zaman yalan söylemedim ve hiçbir zaman dobralığı küstahlığa çevirmedim. Sanat hayatımda pek polemiğim olmamıştır. Olduğunda da üslubumla cevap vermişimdir. Çok sinirlendirseler de yine de çizgimin dışına fazla çıkmamaya gayret ederim. Televizyon programları yaptığım dönemde de yalan söylememeye çok dikkat ettim. Samimi oldum. “Nasıl bu kadar sevildin?” diyorlar. Kendim gibi davrandım, neysem oyum.

HABERHAYAT: “Bir çocuğum olabilir” diye açıklama yaptınız…

KUŞUM AYDIN:
Evet, gerçekten bir çocuğum olabilir. Bu konunun üzerine çok düştüm. Üniversite yıllarında İsviçre’de bir arkadaşımla flört dönemim oldu, bir arkadaşlık yaşadım. Beraber Türkiye’ye geldiğimizde arkadaşlığımız devam etti. Türkiye’den son kez ayrıldığında bana, “Bir çocuğumuz olacak, İsviçre’ye gidelim ve orada hayata devam edelim” dedi. O dönemler şimdiki gibi değildi. Böyle şeyleri ailenize pat diye söyleyebilme lüksünüz yoktu. Şimdi aileler bu konularda konuşabileceğiniz anlayıştalar ama o dönemlerde maalesef böyle değildi. Kız arkadaşım gitti ve bir daha da kendisine ulaşamadım. Bulmak için elimden geleni yaptım. Ama maalesef izini kaybettim. Konu bundan ibaret. Gerçekten bir çocuğum olabilir. Ama Avrupalıların anlayışı, tavrı, şekli çok değişik olduğu için “Çocuğun babası varsa onu bulalım, gösterelim” demiyorlar. İnsani yönleri bizler gibi değil, daha katılar.

HABERHAYAT: Sahne kişiliğiniz ve şarkılarınızla 90’lardan gelen bir ikonsunuz. Sahneleriniz ve albümlerinizin yanı sıra reality show, evlilik programları ve eğlence programları da yaptınız. Çalışmalarınız aynı şekilde devam edecek mi, hayranlarınıza farklı sürprizleriniz var mı?

KUŞUM AYDIN:
Hemen hemen bütün televizyon şovlarını yaptım. Sahne zaten benim işim. Sahne konusunda tevazu gösteremeyeceğim. 90’lı yıllardan bugüne gelen bütün sanatçılara sahneyi öğrettim, diyebilirim. Fark ettirmeden ya da gelip bizzat sahnemi izlemişlerdir. Bazıları rica edip bazıları gizli gizli repertuar almıştır. Sahne konusunda hiçbir zaman tevazu göstermem çünkü bu konuda en iyi benim.
Sahnemi bu yıl ilk defa Tuğba Yurt ve Hande Ünsal görmeye geldi. Tuğba Yurt sahne sonrasında, “Evet, sizi biliyorduk ama boşuna Aydın olunmuyormuş. Bunu sahnenizi seyredince anladık” dedi. Çok teşekkür ediyorum böyle iyi niyetli, samimi, dürüst olan pırıl pırıl gençlere. Allah başarılarını daim etsin. Süper olsun işleri.
Bundan sonraki hayatıma birçok şey sığdırmak istiyorum. Sinema filmi, tiyatro... Şu an haftada bir gün Radyo Ritm’de çarşamba günleri bir radyo programım var. Sahne alıyorum, haftada bir gün televizyon programım var. Hepsini severek yapıyorum. Muhteşem gidiyor.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

KUŞUM AYDIN:
HaberHayat’ta bu ay da bana yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Çok naziksiniz. Hepinize başarılar diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun. Umarım işleriniz hep yolunda gider. Bol ve bereketli olur sizin için. Sevgilerimi sunuyorum. Umarım size keyifli bir röportaj sunmuşumdur. Teşekkür ederim, saygılarımı ve sevgilerimi sunarım. Herkese mutlu yıllar…

Mehtap YILDIZ




RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim