YASEMİN ÖZTÜRK    
Yetenekli ve güzel oyuncu Yasemin Öztürk

Yetenekli ve güzel oyuncu Yasemin Öztürk HaberHayat okuyucularına özel açıklamalar yaptı. Birçok projede önemli roller üstlenerek kariyer hayatında başarılı çalışmalara imza atan Öztürk, eğitimci yönüyle de oyunculuğun her alanında yer almaya devam ediyor. Oyunculuğunun ve eğitimci kimliğinin yanı sıra güzelliğiyle de dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Yasemin Öztürk ile gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşi sizlerle…

HABERHAYAT: Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Sanırım ben oyuncu olmaya karar vermedim, oyuncu olarak doğdum. Michael Jackson'ın çok güzel bir sözü vardır, çok beğenirim ve çok da kullanırım: "Ben bir enstrümanım, Tanrı beni üfledikçe müzik yapabilirim." Yaradılışım gereği Allah tarafından bahşedilmiş olan bir yetenekle dünyaya geldiğimi düşünüyorum. Bu yeteneğimin çocukluğumda fark edilmiş olması da benim için bir avantaj oldu.

HABERHAYAT: Paşhan Yılmazel ile sahne aldığınız son oyununuz 'Aşk Bu Mu?' nasıl gidiyor?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Paşhan ile çalışmak bana oldum olası ayrı bir keyif vermiştir. Oyunda üçüncü sezonumuza girdik ve çok iyi gidiyor. Gelen tepkilerden de aslında ne kadar geniş bir kitleye ulaştığımızı fark ediyorum. Paşhan da kendi işinde başarılı ve sevilen bir oyuncu olduğu için, ikimiz yan yana geldiğimizde bitter çikolata gibi oluyoruz.

HABERHAYAT: Oyunculuğun yanı sıra eğitmenlik de yapıyorsunuz…
YASEMİN ÖZTÜRK:
Evet, eğitmenlik de yapıyorum. Bana göre her zaman öğreten öğrenir ve öğrenen öğretir. Bu yüzden öğretirken de öğrenirken de kendime çok şey kattım. Her zaman bu inançla hareket ettim.

HABERHAYAT: Tiyatro bölümü mezunusunuz. Tiyatronun yanı sıra dizi ve sinema da yer aldınız. Sinema mı, dizi mi, tiyatro mu?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Tabii ki eğitimim tiyatro olması dolayısı ile tiyatro benim ilk göz ağrım. Tiyatrodaki seyirciyle olan o sıcak teması bir kamera ile yakalamanız mümkün değil, ama hepsinin kendi içinde ayrı ayrı tatları ve heyecanları var. Tat olarak hangisi ön planda derseniz, her zaman birebir etkiden ve etkileşimden yana olduğum için tabii ki tiyatro derim. Ama sinema ve dizilerde yaşamış olduğum heyecanı da tiyatro ile kıyaslamam mümkün değil.
HABERHAYAT: Oyunculuğunu çok beğendiğiniz, örnek aldığınız isimler kimler?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Tabii ki, oyuncu olarak feyz aldığım kişiler olmuştur. Ama bir oyuncu olarak her zaman kişinin kendi orijinalliğinden ve kendi üslubundan yana bir tavır sergiledim. Kendimle yarışıyorum, diyebilirim.

HABERHAYAT: Çok yoğun bir iş hayatınız var. Size kalan zamanlarda kendiniz için neler yaparsınız? Neler huzur verir size?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Huzur kelimesi denildiği zaman, insanlar çoğu zaman ayaklarını uzatıp dinlenmeyi ve evinde kendi ile baş başa kalmayı algılayabilir. Benim huzur kavramım ise biraz farklı. Bir ezan sesinde, güneşin batışını izlerken ya da çok sevdiğim bir dostum bana bir şeyler anlatırken yüzüne baktığımda onun varlığıyla huzur bulabilirim.

HABERHAYAT: Fit bir vücudunuz var. Spor yapıyor musunuz?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Teşekkür ederim. Fit bir vücudum olduğu doğrudur, ama kendimi bildim bileli böyle bir fiziğe sahibim. Ama tabii ki böyle bir fiziğe sahip olmak demek onu korumamak anlamına gelmiyor. Zaman, fırçasını herkese olduğu kadar bana da aynı titizlik ve adaletle sürüyor. O yüzden bir vücudun fit kalabilmesi için spor şart. Spor yapıyor muyum? Evet, spor yapıyorum. Vücudumun özellikle uzun kaslarını çalıştırabilecek pilates, trx gibi sporları yapmayı tercih ediyorum.

HABERHAYAT: Giyim tarzınızı nasıl tarif edersiniz? Nasıl parçaları ya da hangi renkleri asla kullanmazsınız?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Giyim tarzım herkeste olduğu gibi yerine ve kişisine göre değişebiliyor. Giyim tarzıma genel anlamda street fashion ve smart casual demek doğru olacaktır. Kullanmayacağım renkler bana yakışmayacağını düşündüğüm renklerdir ama spesifik anlamda şu rengi ya da bu rengi kullanmıyorum, diyemem. Esmer tenli olduğum için birçok kişinin kullanamadığı güçlü veya iddialı renkleri tenime yakıştırabiliyorum. O yüzden renklerle ilgili hiçbir sorunum olmadı ama en çok hangi rengi beğendiğimi sorarsanız kuşkusuz siyah derim.

HABERHAYAT: Güzelliği nasıl tanımlıyorsunuz? Sizce bir kadını güzel yapan nedir?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Güzelliği herhangi bir insan formuna sığdıran, her şeyde güzellik arayan değil, görebilen gözlere sahibim. Kalp gözünden baktığımız zaman, çok çirkin olan bir böceği bile yaratılış itibari ile çok güzel görebilirsiniz. Siz de takdir edersiniz ki güzellik izafi bir kavram. Yani yaratılanı severim yaratandan ötürü.

HABERHAYAT: Aşk sizin için ne ifade ediyor?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Aşk her ne kadar üç harfe sığdırılmış gibi görünse de benim aşk kavramım üç harfe sığmayacak ya da tek heceye sığmayacak kadar büyük. Bir insan yaşayan her türlü varlığa, yaratılana çok büyük bir aşk duyabilir. Bu bazen bir insan olabilir, bazen bir kedi, bazen bir çiçek, bazen de bir anne... O yüzden aşkı bir kelimeyle sınırlayamam. Aşk kalbin enginliğidir, enginliğin derinliğidir...

HABERHAYAT: Peki, bir erkekte tahammül edemediğiniz şey nedir?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Sadece bir erkekte değil kadında ve erkekte tahammül edemediğim tek şey; riyakarlık...

HABERHAYAT: Burçlara inanıp takip eder misiniz? Burcunuz nedir?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Güneş burcum balık, yükselenim akrep, Ay burcum ise koç. Jargonlarımdan da tahmin edeceğiniz üzere astrolojiyle yakından ilgileniyorum. Gökyüzü olaylarının insanlar üzerindeki etkilerine inanırım. Nasıl ki bir medcezirde dünyanın dörtte üçü su ise ve ay böyle bir çekim yaratıp suları kaldırabiliyorsa, insan vücudunun da yüzde 80’ninden fazlası sudur. Tabii ki insan üzerinde de etki yaratması olasıdır.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
YASEMİN ÖZTÜRK:
Keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim. Tüm takipçilerime ve HaberHayat okuyucularına sevgiler…

Mehtap YILDIZ




RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim