KADRİ ÖZCAN    
Kadri Özcan: “Azimle çalışmam beni çok yönlü yaptı”
Tiyatro dünyasının yapı taşlarından biri olan Kadri Özcan, 2000 yılından bu yana devlet tiyatrolarında yaklaşık 40 projede oyuncu ve yönetmen olarak görev yaptı. Türkiye’nin ilk kez katıldığı uluslararası Monodram and Pandomime festivalinde, tek kişilik Meddah oyununun aktörü olan Özcan, devlet tiyatrosunu, yurt dışında genel müdürlük seviyesinde temsil etme başarısını gösterdi. Azimle çalışmanın kendisini çok yönlü yaptığını söyleyen başarılı oyuncu ile yeni oyunu Palto’ya ve tiyatroya dair sanat dolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

HABERHAYAT: Öncelikle Samsun’a hoş geldiniz. Nasıl buldunuz Samsun’u?
KADRİ ÖZCAN:
Bir Trabzonlu olarak pek çok kez Samsun’da bulundum. Karadeniz’in en güzel şehirlerinden birisidir. Kendine ait bir yüzü ve yapısı olan rengârenk bir kenttir.
HABERHAYAT: Kadri Özcan’ı kendisinden dinleyebilir miyiz? Biraz kendinizden bahseder misiniz?
KADRİ ÖZCAN: 1974 Trabzon doğumluyum. 1999 yılında Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nden mezun oldum. 2000 senesinde Trabzon Devlet Tiyatrosu’na sanatçı olarak atandım. O günden bugüne yaklaşık 18 yıldır devlet tiyatrosu sanatçısı olarak görev yapmaktayım. 2005-2007 yıllarında Trabzon Devlet Tiyatrosu Bölge Müdürlüğü görevinde bulundum. Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Festivali’nin kurucusuyum. 2005-2007 yılları arasında festivalin direktörlüğünü de yaptım. Bu festivali yaklaşık 20 ülkenin katıldığı dünya çapında bir organizasyon haline getirdik. O dönemde sanat yönetmeni olarak birçok faaliyette bulundum. 2013 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’na tayin oldum. Kısacası Kadri Özcan; uluslararası düzeyde oyunlar yazdı ve yönetti, birçok kitabı var, yurt dışında sanat yönetmenliği yaptı, şu anda sahnelediği oyun ‘Palto’ iki kez yurt dışı festivali gördü.

HABERHAYAT: Tek kişilik oyununuz Palto tiyatroseverlerden büyük ilgi görüyor. Neler söylemek istersiniz?
KADRİ ÖZCAN:
Palto, Nikolay V. Gogol’ün aynı adlı öyküsünden oyunlaştırıldı. 1 saat 10 dakika kesintisiz oynanan oyun için ağır bir hazırlık dönemi gerçekleştirdik. Çünkü aktör, kondüsyonun çok iyi olması için sürekli çalışmak zorunda. Bu yüzden 1.5 aylık çalışma sürecinde 10 kilo vererek ağır bir idman süreci geçirdik.

HABERHAYAT: “Monodram and Pandomime” adlı uluslararası festivalde Türkiye’yi ilk kez temsil eden tek kişilik Meddah oyununun aktörü oldunuz. Nasıl bir deneyimdi sizin için, neler hissettiniz?
KADRİ ÖZCAN:
Evet, 2005 yılında 30.’su düzenlenen Monodram and Pandomime adlı festivale katılan ilk Türk ekip olduk. Yalnızca Türk olmak değil, geleneksel Türk tiyatrosu ile orada yer almak çok güzel ve farklı bir durum. Bu tarz festivallere yurt dışında bilinen eserler ile gittiğinizde seyirci sizi çok daha iyi algılıyor ve bildiği şeyler üzerinden akıl yürütüyor. Fakat meddahlık tiyatronun çok enteresan bi dalıdır. Hem hikaye anlatıyor hem üst üste birçok karakteri oynuyorsunuz hem de oynarken arkanızda alt yazılar yer alıyor. Sahnede senkronize olup olmadığınızı düşünüyor ve stresleniyorsunuz. Tüm bu zorluklarının yanı sıra sahneye çıkıp “Biz tiyatroyu böyle yapıyoruz”u insanlara göstermiş oluyorsunuz. Festivalde oyuna çıkmadan önceki iki gün uyumadım ve sürekli çalıştım. Buna rağmen oyunda çok enerjiktim. Çünkü sahneye çıktığımda çok iyi bir performans sergilemem gerektiğinin farkındaydım. Nihayetinde içimize sinen bir iş ortaya çıktı. Çok güzel bir performans sergilemişiz ki; bir sonraki sene tekrar festivale çağrıldık. Çok eğlenceli, heyecanlı, renkli ve farklı bir durum. Tıpkı yabancı bir suda, bilmediğiniz bir stilde yüzmeye çalışmak gibi.

HABERHAYAT: Bir oyun için ne kadar süre hazırlık yapıyorsunuz?
KADRİ ÖZCAN:
Devlet tiyatrosu oyuncuları bir oyun için 1,5 ay çalışır. Özel tiyatro kuruluşları ve İngiltere Kraliyet tiyatrosu hariç, 20-25 gün prova süreci olur. Bu da bir oyuna hazırlanmak için yeterli bir süreçtir. Bu zaman zarfında teksti ezberleyen ve yönetmeni ile nasıl çalışacağını öğrenen aktörün, kondisyonunu dengelemesi ve konuşmasını temizlemesi gerekir. Artık yeni bir dünya kuruluyordur ve bu yeni atmosferin içinde aktör, nefes almayı öğrenir. Her oyun başka bir doğa ve zeminde gerçekleştiği için oyuncu oralı gibi olmak zorundadır. Eğer aktör oyunu sevmişse, yönetmeni ile iyi anlaşıyorsa ve o oyunu istiyorsa oyun için her şeyi yapar. Dünyada herkes böyle çalışıyor. Bizler Türkiye’de bu konuda biraz daha rahatız.

HABERHAYAT: Sadece yetenekle iyi bir oyuncu olunur mu?
KADRİ ÖZCAN:
Bence olmaz, olsa da bir yere kadar olur. “Ben yetenekliyim bu bana yeter” diye bir şey yok. Yalnızca yetenek ile müthiş işler çıkarılmış bir örnek yoktur. Oyunculuk, mutlaka çalışıp öğrenilmesi gereken bir meslek. Profesyonellik budur. Sadece yeteneğine yatırım yapılan aktörler, bir süre sonra tekrarlamaya başlar.

HABERHAYAT: Peki, aktörün kendini tekrarlamaması için neler yapması gerekir?
KADRİ ÖZCAN:
Kitap okuması, çok çalışması ve çıkan tüm teknikler hakkında bilgi edinip onlarla ilgili workshoplara katılması, hocası ile çalışması lazım. Dünyanın her yerinde iyi çalışan aktörler böyle yapar, çünkü bu bir tür yatırımdır.

HABERHAYAT: Tiyatronun yanı sıra dizi ve sinemada da yer aldınız. Tiyatro oyuncularının ekranda yer alması konusunda neler düşünüyorsunuz?
KADRİ ÖZCAN:
Ekranın asıl sahibi bizleriz. Devlet tiyatrosu sanatçıları olarak haftanın altı günü çalıştığımız için, ekranda yer bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Bu yüzden tercih edilmiyoruz. Biz tiyatro oyuncuları, çalışma saatimizden çok daha önce sette oluruz. Çünkü tiyatronun vermiş olduğu müthiş bir disiplin vardır. 2 yıl önce Ucuz Roman’ın görüntü yönetmeni Andrzej Sekula, TRT’de yer aldığım bir dizide, sahnemin çekimlerini yaptı. Kendisi ile uzun süre konuşma fırsatı bulduk. O da benim gibi düşünüyor. “Dünyanın her yerinde çalıştım. İki tür oyuncu vardır. Biri sinema oyuncusu diğeri ise tiyatro üzerinden yetiştirilmiş aktörler. Tek mutlu olduğum aktör türü gerçek tiyatro oyuncularıdır. Çünkü onlar disiplinlidir” diyor, Sekula.

HABERHAYAT: Tiyatro oyuncuları sektöre canlılık getiriyor diyebiliriz…
KADRİ ÖZCAN:
Kesinlikle. Şu anda ekrandaki tüm dizilerde başroldeki genç kız ve erkek dışındaki kadro tiyatro mezunudur. Çünkü böyle olmazsa başarılı olunmaz. Eğitimsiz arkadaşlar sezona nasıl başlamışsa öyle bitirir. Fakat konservatuvar mezunu devlet tiyatrosu sanatçılarının hepsi rollerini geliştirir. Bu durum oyuncunun kabahati değil, piyasanın tercihidir. Ekranda yakışıklılık ve güzelliğe yatırım yapılıyor. Ama dizi devrilmesin diye arkasına çok iyi aktör konuluyor.

HABERHAYAT: Sahnede ne tür problemler ile karşılaşıyorsunuz? Bu sıkıntıların üstesinden nasıl geliyorsunuz?
KADRİ ÖZCAN:
Çok iyi bildiğimiz ve fazlasıyla hakim olduğumuz oyunlarda bile beyniniz size oyunlar oynayabiliyor. Oyun sırasında başka bir fotoğraf geçiyor gözümüzün önünden ya da bir anda başka bir yere götürüyor beynimiz bizi. Ardından bir anda sahnede olduğumuzu anımsayıp ‘nerede kalmıştık’ diyoruz. Aslında bunun nedeni konsantrasyon kaybı. Anlık da olsa konsantrasyon kaybı bizi sahneden koparabiliyor. İşte bu anlarda, metnin tamamını bilmek oyuncuyu sahnenin hakimi yapıyor. Bu sayede takılan yerden oyuna devam etmek daha kolay oluyor. Bunun için biz tiyatro oyuncuları tıpkı askerlerin yaptığı tatbikatlara benzeyen çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaya ‘stop point’ diyoruz. Çalışmalarda belirlediğimiz bu stop pointler sayesinde oyuncular, sahneyi kurtarmak adına belirlenmiş olan noktadan, oyunu duraksatmadan ve seyirciye hiçbir şey hissettirmeden oyuna devam ediyor.

HABERHAYAT: Oyunculuğun yanı sıra “Trabzonlu Aleko”, “Çağlayan Merdivenler”, Kahraman Yaya ve Maceraperest Arkadaşlar” gibi çeşitli türlerde eserler de kaleme aldınız. Yazmaya nasıl başladınız?
KADRİ ÖZCAN:
Karalama ile başlayan karar verilmemiş bir süreç bu. Bilmeden karaladığım birçok notum vardı. Yazar arkadaşım Serkan Türk yazılarımı inceleyip kontrol ederek telkinlerde bulundu. Yazmaya heves ediyordum ama ümitsizdim, kendisini kırmamak adına bir şeyler yazdım. Sonrasında oyunlara dönmek istedim ve M0028 adında bir oyun yazıp Romanya’daki arkadaşlarıma gönderdim. Yazımı kabul edip repertuvarlarına aldılar. Ardından talep ettikleri için oyunu yönettim. Oyun İngiltere Bristol Sanart Thetare’de de sahneledi. O zaman yazabildiğime inandım, tabii yazar olduğuma değil. Öyle bir iddiada bulunmak haddim değil. Şu anda öğreniyorum. Yazarlık “ İlham geldi, yazdım” denilecek bir şey değil. Bir roman ve tiyatro eseri yazmak için ciddi araştırma ve çalışma yapmak gerekir. Ayrıca yazarların parmaklarını geliştirmesi gerekir. Yolun daha çok başındayım. Yazıyorum, karalıyorum.

HABERHAYAT: Kendinizi geliştirmek adına neler yapıyorsunuz?
KADRİ ÖZCAN:
Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çalışmalarımı ilerlettim. Oyun yazmanın ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Yurt dışına gittim, Gürcistan’da 2 yıl kadar reji eğitimi aldım. Fırsat buldukça hocalarımla birlikte çalışmalar yaptım. Hocalarım birçok konuda önümü açmaya çalıştı. Şu anda bulunduğum noktaya gelmemin çok yetenekli olmamın aksine, çok çalışmamın sonucu olduğunu düşünüyorum. Azimle çalışmamın beni çok yönlü yaptığına inanıyorum.
HABERHAYAT: Oyunculuğa yeni adım atmış gençlere neler tavsiye ederiniz? Sizce iyi bir oyuncu nasıl olmalı?
KADRİ ÖZCAN: Maddi olarak bir geliriniz yoksa İstanbul’da çok sert şartlarda çalışıyorsunuz. Başrol değil rol bulamıyor çoğu kişi. Tiyatro yapabilen varsa onları da çok tebrik ediyorum çünkü çok zor bir dönemdeyiz. Bunu siyasi anlamda değil, dönem olarak söylüyorum. Gençler tiyatro oyunculuğundaki deneyimlerinden sonra film ve dizilerde yer alırlarsa çok daha iyi olur. Temennim bu yönde.

HABERHAYAT: Projelerinizden bahseder misiniz?
KADRİ ÖZCAN:
Henüz adı konulmayan birçok projem var. Mart ayında Palto’nun prömiyerini yaptık. Mayıs ayında Gürcistan turnemiz olacak. Palto daha yeni başladı, uzun bir süre daha sahne alacak diye düşünüyorum.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
KADRİ ÖZCAN:
Dergicilik Türkiye’de çok zor bir iş. Okuyucularınız mümkünse HaberHayat’tan 2-3 tane alsın. Derginiz güzel bir yerde, çok daha güzel yerlere gelmeyi hak ediyor. Verdiğiniz emeğin tam manasıyla karşılığını görmesini temenni ediyorum.
Mehtap YILDIZ


RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim