YUSUF GÜNEY    
Müzik tarzı, yorumu ve yakışıklılığı ile büyük beğeni toplayan
Yusuf Güney

'Aşk-ı Virane' isimli şarkıya Rafet El Roman'la birlikte düet yaparak şöhrete kavuşan Yusuf Güney, kendini sürekli yenileyen, sempatik, eğlenceli, aşçılıktan pilotluğa kadar birçok alanda yeteneği olan renkli bir kişilik. Rafet El Roman ile tanışmasından sonra müzik yolculuğunun başladığını söyleyen Güney, şimdilerde Serkan ve Eren ikilisiyle yaptığı düetle sevenleri ile buluşuyor. Müzik tarzı, yorumu ve yakışıklılığı ile büyük beğeni toplayan pop müziğinin sevilen ismi ile müzik yolculuğundan tekne yaşantısına, hobilerinden hayallerine kadar her şeyi konuştuk. Keyifli söyleşinin detayları sizlerle…

HABERHAYAT: Müzik yolculuğuna nasıl başladınız, biraz anlatır mısınız?
YUSUF GÜNEY:
14 yaşına kadar Trabzon'da ve İstanbul'da yaşadım. Sonrasında ailece Londra'ya taşındık. Okula gittim, ama adapte olamadım. Pazarlama bölümünü bitirip, iş hayatına atıldım. Kebapçılık, mal dağıtımcılığı, şoförlük ve pazarlama müdürlüğü yaptım. Küçükken en büyük hayalim pilot olmaktı. Bir sene uçuş eğitimi aldım. Sonra ona da ara verdim. 2005 yılında Rafet El Roman ile tanışmam hayatımın dönüm noktası oldu.

HABERHAYAT: Rafet El Roman ile nasıl tanıştınız?
YUSUF GÜNEY:
Tanışmamız benim bir beste yapmamla oldu. Bestemi verebilmek için Rafet El Roman’ın Londra’daki konserine gittiğimde kulise almadılar. Bu yüzden bir gazeteci arkadaşımın basın kartını ve kamerasını alıp gazeteciyim diye içeri girdim. Herkesin hayatında örnek aldığı, sevdiği bir sanatçı vardır, benimki de Rafet El Roman. Kendisi ile tanışmak istiyordum, ama albüm yapmak gibi bir isteğim yoktu. Kulise geçince hemen konuya girdim “Ağabey ben gazeteci falan değilim” dedim. Rafet El Roman “Bu basın kartını ve kamerayı alıp gelmenin bir nedeni olmalı, nedir amacın?” dedi. “Ben müzikle uğraşan bir insan değilim, ama sırf sizinle tanışabilmek için bir beste yaptım” dedim. O şarkıyı kuliste kendisine okudum, o da çok mutlu oldu ve bugünlere kadar geldik.

HABERHAYAT: Rafet El Roman ile birlikte seslendirdiğiniz Aşk-ı Virane şarkısıyla müzik dünyasına adım attınız. O günden bu yana hayatınızda neler değişti?
YUSUF GÜNEY:
Kariyerimde inişler, çıkışlar oldu, ama çok kötü düşüşler yaşamadım. Geri planda kaldığım dönemlerde bile hayranlarım beni bırakmadı. Günümüzde şöhreti yönetmenin ve kariyeri muhafaza etmenin çok zor olduğunu unutmamalıyız.

HABERHAYAT: Çok farklı bir ortamdan gelip, tanınmak nasıl bir duygu?
YUSUF GÜNEY:
Getirdiği güzellikler mutlu etse de başlarda çok korktum. 'Aynı çizgide kalabilecek miyim?' veya 'Başarımı devam ettirebilecek miyim?' soruları beni çok ürküttü. İyi bir şarkı yaptık, bundan sonra yapacaklarım da onun gölgesinde kalmamalı, hep daha iyisini yapmalıydım, diye düşündüm.

HABERHAYAT: Ünlü olduktan sonra çok zor durumda kaldığınız oldu mu?
YUSUF GÜNEY:
Hayır, olmadı. Bazen izdiham olduğu, sevenlerimin arabamın üzerine çıktığı oluyor.

HABERHAYAT: Uzun süredir teknede yaşıyorsunuz. Bu tercihinizin sebebi nedir?
YUSUF GÜNEY:
Teknemin olması lüks değil, sadece bir ihtiyaç. Teknede yaşam sürmek için milyoner olmaya gerek yok. Bunu bir yatırım olarak görüyorum. İstanbul’un göbeği Tarabya’da böyle bir teknede yaşamasam psikolojik bunalıma girerim. İnsanlar sanatçıların lüks içerisinde gayet rahat bir hayat yaşadığını, her yere gittiğini, en güzel kızlarla çıktığını, hiçbir streslerinin olmadığını düşünebilir. Ama her sanatçı gece olduğunda yalnız kalır.

HABERHAYAT: İleride radikal bir karar alıp denizde yaşamayı düşünebilir misiniz?
YUSUF GÜNEY:
Kırk yaşımdan sonra evimi arabamı satıp teknemle denizin ortasında yaşayacağım. Evim, ofisim tekne olacak.

HABERHAYAT: Serkan ve Eren ile Yandan Yandan şarkısına yaptığınız düet çok beğenildi. Neler söylemek istersiniz?
YUSUF GÜNEY:
Serkan ve Eren çok sevdiğim iki dostum. Onlarla birlikte böyle bir çalışma gerçekleştirmek mutluluk verici. Çok yeni bir çalışma olmasına rağmen çok kişiye ulaştı ve çok güzel tepkiler aldı.

HABERHAYAT: Müzisyen kimliğinizin yanı sıra oyunculuğunuzla da çok beğenildiniz. Oyunculuğa devam etmeyi düşünüyor musunuz?
YUSUF GÜNEY:
Benim için çok değişik bir tecrübe oldu. Oyunculukla ilgili teklifler sıkça gelirdi, ama öncelikle müzikte bir yerlere gelmem gerektiğini düşündüğüm için değerlendirmemiştim. Oyunculuğa devam etmeyi istiyorum, ama müzik benim için ön planda ve hep öyle kalacak.

HABERHAYAT: Sizin komik bir tarafınız da var. İleride bu yönünüzü ön plana çıkaracak projeler yapmayı düşünüyor musun?
YUSUF GÜNEY:
Bu özelliğimi bir reklam filminde kullanmak istiyorum. Şu an hayatta olmayan birçok üstat var. Bunlardan birisi de Sadri Alışık. Onları tekrardan yaşatmayı düşünüyorum. Böylelikle kendilerini unutmadığımızı göstermek istiyorum.

HABERHAYAT: Sanat dünyasında çok fazla dostunuz var mı?
YUSUF GÜNEY:
Hayır, çok fazla dostum yok. Sanatçıların gerek yaşam tarzları gerekse muhabbetleri bana göre değil. Benim para biriktirme hırsım yok. İş dünyasından 15-20 kadar dostum var. Sanatçılarla iletişimimiz tutmuyor. Sevgili Çağatay Ulusoy hariç, onu çok seviyorum.

HABERHAYAT: İş haricinde neler yapıyorsunuz?
YUSUF GÜNEY:
Boş zamanlarımı evimde geçiririm. Mesela; beni kulüplerde çok göremezsiniz. 14 yaşından beri kulüplere gittiğim için artık sıkıldım. Şu an evcimen bir insanım. Evdeyken yemek yapmayı çok severim, adeta mutfaktan çıkmam.

HABERHAYAT: Yemek yapmaya ilginiz ne zaman başladı? En çok hangi mutfağı seviyorsunuz?
YUSUF GÜNEY:
Yemek yapmaya ilgim 18 yaşında başladı. İtalyan mutfağını hep çok merak ederdim. Bunun için İngiltere’deki bir İtalyan restoranında bulaşıkçılık yapmaya başladım. Kurslara gitmedim, alaylıyım. 15 senedir yemek yapıyorum. İtalyan restoranında bir süre bulaşıkçı olarak çalıştıktan sonra, kendimi bayağı geliştirip şef oldum. İyi bir gurmeyimdir.

HABERHAYAT: Bir röportajınızda hiç kitap okumadığınızı söylediniz. Bunun özel bir sebebi var mı?
YUSUF GÜNEY:
Benim felsefem bir şeyleri yaparak yaşayarak öğrenmek. Somonun nasıl tutulduğunu öğrenmek için Norveç'te denize açıldım. Sırf bunu merak ettiğim için Norveç'te balıkçılarla balığa çıktım. Şunu anlatmaya çalışıyorum. Bir şeyi bilmek istiyorsanız bunu kitaptan da öğrenebilirsiniz ama gerçekten öğrenmek istiyorsanız bunu yaşamalısınız.

HABERHAYAT: Peki mutlaka yapmak istediğiniz, haylini kurduğunuz neler var?
YUSUF GÜNEY:
Küçük yaşlardan beri hayalim pilot olmaktı. Bu hayalimi gerçekleştireceğim, çünkü konserlerime kendi uçağımla gitmek istiyorum. Pilotlukla ilgili eğitimleri bitirdim. Eğitim sırasında çok farklı şeyler yaptım. Hocalar ben uçağı kullanırken gülme krizi geçiriyorlardı. Şener Şen’in Vecihi karakteri gibiydim!

HABERHAYAT: Günlük hayatta yaptığınız başka çılgınlıklar var mı?
YUSUF GÜNEY:
Tanımadığım insanlar arayıp taciz ediyor. Kimi sünnet düğününe kimi nikâhına çağırıyor. Bu yüzden iki yılda bir telefonumu denize fırlatıyorum. Akabinde yeni numara alıyorum. Son olarak Heybeliada açığında telefonumu denize attım.

HABERHAYAT: Hoşlanmadığınız ve değiştirmek istediğiniz bir özelliğiniz var mı?
YUSUF GÜNEY:
İkizler burcuyum. Çok sakin ve rahatımdır ama birden patlayabilirim. Bu özelliğimi değiştirmek isterdim. Şu an eskisi gibi değilim. Yaş ilerledikçe olgunlaşıyorsunuz. Ayrıca çok düşünen biriyim. Bazen konuşurken bile düşünebiliyorum. Düşünmek kendinizle zaman geçirmektir. Bunu yapmak bazen güzel, ama ucunu kaçırdığınızda yalnızlığa düşebilirsiniz.

HABERHAYAT: Önümüzdeki dönemde hangi projeleri hayata geçireceksiniz?
YUSUF GÜNEY:
Sürprizler geliyor ama adı üzerinde sürpriz…

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
YUSUF GÜNEY:
HaberHayat’a emek veren herkese bu kadar güzel bir dergiyi okuyucu ile buluşturdukları için tebrik ediyorum. Ayrıca tüm okuyucularınıza ve beni beğenerek takip edenlere sevgilerimi iletiyorum. Sağlık ve mutluluk hep bizimle olsun.

Mehtap YILDIZ





RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim