GÖKHAN TÜRKMEN    
Romantik şarkılara ruh veren adam
Gökhan Türkmen

Romantik şarkılara ruh veren adam Gökhan Türkmen, duygu yüklü parçaları ve kendine has tarzıyla Türk pop müziğine yeni bir soluk getirdi. Milyonların beğenisini kazanan albümlerden film ve dizi müziklerine, akustik çalışmalardan prodüktörlüğe kadar birçok alanda önemli işlere imza atan başarılı popçu, şimdilerde Sessiz albümünün son klibi Olsun’u sevenlerinin beğenisine sundu. Milyonların diline dolanan şarkılarının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerindeki desteği ile de takdir toplayan Gökhan Türkmen’in HaberHayat okuyucularına özel açıklamaları sizlerle…

HABERHAYAT: Müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Çok yakın arkadaşım gitar çalmaya başlayınca ben de ona özenip gitar çalışmaya başladım. Bir anda tüm hayatım müzik oldu. İlk kez kendi şarkımı yaptığım gün “Bu işi ömür boyu yapabilirim” dedim. Çünkü kendi imzam vardı artık. Kendime ait, benim ismimin olduğu bir şey yapıyordum ve üretmeye başlamıştım.

HABERHAYAT: Sosyal medya üzerinden yayınladığınız şarkılarla dikkatleri üzerinize çektiniz. Bu kadar dinleyiciye ulaşmayı bekliyor muydunuz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Her dönemin bir mevzusu oluyor. Televizyon bitiyor, internet başlıyor insanları bir noktaya getirmeye ve ünlü yapmaya... Herkes o yüzden kendi kanalını açıyor, kendi kimliklerini yaratmaya başlıyor. Ben böyle şeylerin yeni başladığı dönemde çıktığım için çok farklı ve özgün gelmişti insanlara. Memnunum bu durumdan.

HABERHAYAT: Ne tür müzikler dinlemeyi seviyorsunuz? Sizi neler besliyor?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Tür olarak rock, funk, house, elektronik, flamenko müzik çok seviyorum. Bunun yanı sıra etnik müzik de dinliyorum. Lenny Kravitz, Jamiroquai, Paco de Lucía, Tomatito dinlemeyi seviyorum. Türkçe müzik olarak daha çok alternatif müziği tercih ediyorum. Yüzyüzeyken Konuşuruz ve çok sevdiğim Büyük Ev Ablukada da özellikle dinlediğim gruplardan.

HABERHAYAT: Şarkılarınızı nasıl bir ruh haliyle yazıyorsunuz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Onun tarifini pek yapamam. Şunu hep söylerim; hayatta olmak, hayatta olan bitene kayıtsız kalmamak, vizyon sahibi olabilmek, algının açık olması… Bunların hepsi şarkı yapabilmeniz için bir neden. Oturup “Evet, bugün şarkı yazacağım” demiyorum. Hissettiğin zaman biriktirdiklerin çıkıyor ortaya.

HABERHAYAT: Son yıllarda şarkılarınız herkesin dilinde. Bu başarınızın sırrı nedir?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Ekip olarak çok iyi bir elektriğimiz var, aile gibiyiz. Kimseye yukarıdan bakmıyoruz. Bundan 10-15 sene sonra da dinlenecek, ileriye dönük işler yapmaya çalışıyoruz. 2008 yılında çıkardığım 'Büyük İnsan' şarkısı hala dinleniyorsa doğru yolda olduğumu düşünüyorum. Olabildiğince modern dünyayı takip etmeye, elimden geldiği kadar sanat yapmaya çalışıyorum.

HABERHAYAT: Duygu yüklü parçalarınızın tamamlayıcısı olan klipleriniz var. Kliplerin önemli olduğuna inanıyor musunuz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Evet, çok çabuk tüketildiği için zaman zaman anlamsız olabiliyor fakat benim için başka bir durum klip! Seviyorum, heyecanlanıyorum. Hikaye bulmak, onu oynamak, kendime veya başkalarına karakterler yaratmak hoşuma gidiyor. Kısa film gözüyle bakmaya çalışıyorum, diyalogsuz bir kısa film. Soundtrack'i hazır. O yüzden gücüm yettiğince klip çekiyorum ve çekeceğim.

HABERHAYAT: Konuk oyucu olarak yer aldığınız diziler oldu. Oyunculuğa nasıl bakıyorsunuz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Sinemayla ilgili güzel hayallerim var. Ya müzikleriyle ilgili ya da oyunculukla alakalı bir şekilde sinemanın içinde olmak isterim.

HABERHAYAT: İnadına Aşk dizisi ile yaşamınızda dizi müziği sayfası açıldı. Bundan sonra dizi ve film müziklerinde Gökhan Türkmen imzasını sıkça görecek miyiz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Çok severek yaptığım bir şey. Bir hikayeye, bir duruma, ana müzik yapmak... Sanırım bunu ömrüm boyunca yapacağım. Film veya dizi fark etmez.

HABERHAYAT: Şu anki projelerinizden ve gelecek ile ilgili planlarınızdan bahseder misiniz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Kısa süre önce Sessiz albümünün son klibi Olsun’u yayınladık. Konserlerimiz de devam ediyor.

HABERHAYAT: GTR Müzik’in ardından GTR Jingle alt markası ile hizmet vermeye başladınız. Şimdi ise GTR Deney Evi birleşmesi oldu. Neler söylemek istersiniz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
GTR hayalimdeki bir projeydi. Şarkıcı olmadan önce hep iyi bir prodüktör olmak istiyordum. Birilerine yol gösteriyor olmak, fikir vermek, prodüksiyonunu yapmak beni heyecanlandırıyordu ve bunu yapabilmek için iyi bir ekibe, güvendiğim insanlara ihtiyacım vardı. Sevgili eşim Sinem ve çok yakın dostum, kardeşim Fatih Tansarıkaya'yla birlikte bunu gerçekleştirebileceğimi gördüm ve piyasaya hiç düşünmeden adımımızı attık. Şu an hepsi birbirinden değerli 12 sanatçımız var. GTR Deney Evi, 17 yıldır hizmet veren profesyonel bir prodüksiyon stüdyosu. Biz de Ara ve Sessiz albümlerini burada kaydettik. Stüdyo kapanma aşamasındaydı ve biz bu durumu kabullenemedik. Ekipçe devraldığımız stüdyomuzun hem kendi sanatçılarımız için hem de tüm sanatçı dostlarımız için iyi bir yer olmasını sağlayacağız. Stüdyo ağustos ortası, eylül ayı gibi yeni yüzüyle hizmete girecek.

HABERHAYAT: “Vay Halimize” isimli şarkınızla küresel ısınma ve çevre kirliliği konularında farkındalık yaratmayı hedefliyorsunuz. Son albümünüzde de İnsanız Ayıbı Yok şarkısının gelirlerini Ege Orman Vakfı’na aktarıyorsunuz. Sosyal sorumluluk projeleriyle ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Vay halimize projesi 2,5 senedir bekleyen bir projeydi. Güzel bir proje olması ve gitmesi gereken yere gitmesi için bekletiyorduk. Nasıl bir şey yapacağımıza karar verdikten sonra projeyi gerçekleştirdik. Şarkının gelirini de daha yeşil bir dünya için Ege Orman Vakfı ile anlaşıp Melike Turgut Korusu’nun orman olması için bağışladık. Üzerine "İnsanız Ayıbı Yok" parçasını da ekleyip devamını getirmek istedik.

HABERHAYAT: Akustik projeniz ile ilgili neler söylemek istersiniz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Bir süre sonra yaptığınız şeyler size yetmiyor. Üreten ve yenilik isteyen bir ekip olunca çeşitli arayışlara giriyorsunuz. O yüzden değişik sahneler yapmak, müziğe bir şeyler katmak gerekiyor.
İstanbul’da Ses Tiyatrosu’nda başlattığımız akustik konserler serisinde çok güzel geri dönüşler aldık. Bu süre zarfında konserden önce biletlerimizin tükenmesi bize büyük moral oldu. Şehir dışında da akustik konserlerimizi devam ettirmek istedik. Bundan önce Konya, Bursa ve İzmir’de çok keyifli konserler verdik. İzleyicilerin konserden keyifle ayrılacakları, akıllarında kalacak güzel bir konser vermek istiyorum. Bunun için konsere gelen izleyicilere anı yaşamalarını ve konserin tadını çıkartmalarını söylüyorum.

HABERHAYAT: Tüm bu çalışmalarınızın yanı sıra aynı zamanda iki çocuk babasınız. Baba olduktan sonra hayatınızda neler değişti?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Daha çok insan olmaya çalışıyorsunuz, baba olunca maneviyatınız yükseliyor. Çocuk bana insan olmayı öğretiyor. Nasıl konuşman gerektiğini, nasıl oturup kalkman gerektiğini, nasıl bakman gerektiğini, dünyayı nasıl algılaman gerektiğini…Hep genç baba olmak istemiştim, onlarla beraber öğrenmek istiyordum bazı şeyleri, bu çok önemli bir şey benim için.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
GÖKHAN TÜRKMEN:
Tüm Samsun’a sevgilerimle…
En sevdiğim kitap……………………………Empati
En sevdiğim film………………………………The Doors
En sevdiğim müzisyen………………………Erkan Oğur
En beğendiğim şarkı…………………………Metallica – To live is to die
En sevdiğim mekan…………………………..Karaköy Gümrük
En sevdiğim parfüm………………………………Tom Ford
Mehtap YILDIZ

RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim