HALDUN DORMEN    
Sahnenin Asırlık Çınarı Haldun Dormen
Tiyatro O’nun yaşam kaynağı
O, tiyatronun duayen ismi… Sadece tiyatro sahnesinde sergilediği oyunculuğuyla değil, sahneye koyduğu ve yazdığı oyunlarla da Türk Tiyatrosu’nun mihenk taşlarından birisi. Tabi ki bahsi geçen kişi Haldun Dormen… Dormen, Kibarlık Budalası adlı tiyatro oyunu için Samsun’a gelmişti. Onun tiyatro sahnesinde devleşmesini izlerken aklımda bu duayen isimle oyun sonunda yapacağımız röportajın heyecanı vardı. Ve oyun sonunda buluştuğumuz Dormen ile A’dan Z’ye tiyatroyu konuştuk. Hiç bitmeyen enerjisi ile soruları yanıtlayan Dormen, tiyatronun kendisi için yaşam kaynağı olduğunu anlattı. Dormen, HaberHayat’a çok özel açıklamalarda bulundu. Bu keyifli sohbet sizlerle…


HABERHAYAT: Hoş geldiniz. Samsun’u nasıl buluyorsunuz?
HALDUN DORMEN:
Samsun’a bu belki de onuncu gelişim. Çok defa oyuncu olarak geldim. Seyyah olarak da geldim. Karadeniz’i çok sevdiğim için; Samsun, benim favori yerlerimden bir tanesi.

HABERHAYAT: ‘Kibarlık Budalası’ sekizinci senesinde ve hala sahnede oynuyorsunuz.
HALDUN DORMEN:
Hiç durmadan oynuyoruz. Anadolu’da da sahneliyoruz. İstanbul’da zaten devamlı oynuyoruz. Oyun sürekli dolu gidiyor. Seyircilerin bu ilgisi de beni çok mutlu ediyor. 500’üncü oyuna geliyoruz.

HABERHAYAT: Tiyatro ile ilgili neler söylemek istersiniz?
HALDUN DORMEN:
Tiyatro benim hayatım. Tiyatroda konuşacak bir şey yok. Tiyatro bitti, öldü diyorlar. Bunların hepsi bana deli saçması geliyor. Tiyatro 3 bin yıllık bir iş, bir sanat. Hiçbir zaman ölmez. Her zaman perdelerini açmaya devam edecektir. Şu an pek perde yok ama sembolik olarak söylüyorum. Tiyatro, dünya var oldukça perdelerini açmaya devam edecektir. Çünkü insanların vazgeçemediği bir şey tiyatro.

HABERHAYAT: Yaklaşık 60 yıldır sahne üzerindesiniz ve hala daha sahne üzerinde olmaya devam ediyorsunuz. Bu nasıl bir tutkudur?
HALDUN DORMEN:
Tiyatro beni yaşatıyor. Çok seviyorum, zevk alıyorum. Sahneye çıktığım zaman yaşadığımı hissediyorum ve işimi keyifle yapıyorum. Benim en büyük şanslarımdan bir tanesi sevdiğim işi, iş olarak yapıyorum. Bundan dolayı da en ufak bir şekilde rahatsız olmuyorum, yorulmuyorum.

HABERHAYAT: Yorulmadığınız sahnedeki enerjinizden hissediliyor. Türkiye’deki tiyatroyu nasıl değerlendirirsiniz?
HALDUN DORMEN:
Türkiye’de tiyatro son yıllarda özellikle İstanbul’da çok gelişti. Alternatif tiyatrolar var şimdi. Bazı insanlar onları küçümsüyorlar ama bence alternatif tiyatrolar Türk Tiyatrosu’nun umudu ve geleceği. O kadar güzel şeyler yapılıyor ki; oradan önemli yeni oyunlar ve yazarlar çıkıyor. Bence Türk Tiyatrosu’ndan söz edebilmek için Türk yazarlarından söz etmek lazım. Eskiden tek tük yazar vardı; Güngör Dilmen Kalyoncu, Refik Erduran, Turgut Özakman gibi. Bir parmakla sayacak kadardı. Şimdi birçoğunu insanlar tanımıyor bile. Afife Jale Tiyatro ödüllerini hem başlatan hem de jürisini yakından takip eden biriyim. Bir sürü bilmediğim yeni isim çıkıyor. Ve bunlar jüri de konuşuluyor. Bundan dolayı çok mutluyum. Bence Türk tiyatrosunun geleceği alternatif tiyatrolarda.

HABERHAYAT: Devlet tiyatrosu mu, özel tiyatro mu? İkisinin arasında fark var mı, ayrım yapabilir miyiz?
HALDUN DORMEN:
Tiyatro, tiyatrodur benim için. Ama ben devlet tiyatrosunda değil, özel tiyatroda olmayı tercih ettim. Zaten hep özel tiyatrom vardı. 40 seneden sonra orayı kapattım. Şimdi özel olarak çalışıyorum. Hem devlet tiyatrosunda hem de şehir tiyatrosunda oyun sahneye koyuyorum. Ayrıca şu an Tiyatro Kedi’de çalışıyor ve orada da oyun sahneliyoruz. Eskişehir’de çok oyun sahneye koyuyorum. Şimdi Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı tekrar sahneye koymam için Eskişehir’den teklif aldım. İnşallah ona başlayacağız. Bir de İzmir’de Sahne Tozu Tiyatrosu ile çok yakın ilişkim var. Onların sanat danışmanıyım. Bir Zamanlar Gazinoda adlı yazdığım ve başrol oynadığım oyunu Sahne Tozu Tiyatrosu’nda gösterime girdi. Ama, ‘Kibarlık Budalası’ ilelebet devam edecek galiba.

HABERHAYAT: Tiyatroda oynayan oyuncular artık televizyona yönelmeye başladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
HALDUN DORMEN:
Hem maddi açıdan hem de daha popüler olma açısından tercih ediliyor. Ben bunu çok normal karşılıyorum. Çünkü dünyanın her tarafında bu böyle. Dünyanın her tarafında tiyatro oyuncuları ya sinema yapıyorlar ya da televizyonda yer alıyorlar. Tabii ki maddi açıdan çok faydası var. Çünkü tiyatrodan kazandıkları para ile sinemadan kazandıkları para aynı değil. Onun için onları da anlayışla karşılamak lazım bence. Ayrıca ben televizyonu da sinemayı da çok seviyorum. Gerektiği zaman onlarla iş yapmaya çalışıyorum.

HABERHAYAT: Yıllar öncesinde Dadı dizisinde sizi Pertev karakteri ile hayranlıkla izledik. Ondan sonra başka bir projede sizi göremedik.
HALDUN DORMEN:
Dizide çalışmak benim için çok zor. Çünkü o kadar çok değişik ve fazla işler yapıyorum ki ben. Ancak Dadı gibi günlük çekim olabilir. Çekim yapılacak günler ve saatler belliydi. Ancak böyle bir şey yapabilirim ben. Çünkü çok işim var. Afife Jale Tiyatro Ödülleri’ndeki jüri üyeliğim, oynadığım ve sahneye koyduğum oyunlar… Ayrıca bir de okulum var ve ders veriyorum.

HABERHAYAT: Peki bu enerjinin kaynağı nereden geliyor?
HALDUN DORMEN
: Sevgiden. İşimi çok sevdiğimden.

HABERHAYAT: Tiyatro o zaman tamamıyla yaşam kaynağınız.
HALDUN DORMEN:
Tabii ki.

HABERHAYAT: Tiyatrodan başka hiçbir şey düşünmediniz mi?
HALDUN DORMEN:
Ben ilk önce sinemacı olmak için Amerika’ya gittim. Sinemacı olmak için iyi bir tiyatro eğitimi almak lazım dedim o zamanlar. Çok iyi bir okulda tiyatro eğitimi gördüm ve oradan mezun oldum. Film de yaptım ama benim asıl işim tiyatroculuk.

HABERHAYAT: Tiyatro konusunda içinizde ukde kalan bir şey oldu mu?
HALDUN DORMEN:
Ukde kalan şey Türkiye’de gerektiği kadar tiyatro binasının olmaması. Bugün burada oynuyoruz. Çok güzel bir salon ama kulis çok iyi durumda değil. Kulise fazla önem verilmemiş. Bunu yapan insanlar tiyatroyu çok iyi bilmiyorlar. Onun için kulisin ne kadar önemli olduğunu, sahneye çıkacak insanın, kuliste ne kadar rahat etmesi gerektiğini bilmiyorlar. Bu aşağı yukarı birçok yerde var.

HABERHAYAT: Tiyatro konusunun dönüm noktası ne olmuştur?
HALDUN DORMEN:
Bence alternatif tiyatroların çıkması. Birkaç cesur insanın alternatif tiyatroya girişmesi. Bu dönüşü sağlamıştır bence.

HABERHAYAT: Unutamadığınız bir oyun var mı?
HALDUN DORMEN:
Şahane Züğürtler. Oradaki rolüm benim için çok güzeldi. Ben de unutamadım, seyircilerim de unutamadı. Onu bu sene son olarak şehir tiyatrosunda sahneye koyduk. Orada da büyük başarı kazandı. İlk başta benim rolümü oynayan Can Başak’ı çok kıskandım. Ama o da o kadar güzel oynuyor ki, sonra hayranlıkla seyretmeye başladım.

HABERHAYAT: Haldun Dormen, duayenlik bayrağını kime devreder?
HALDUN DORMEN:
Ben bayrağı birçok insanla paylaşıyorum. Benden sonra bir sürü insan da paylaşacaktır bundan eminim.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
HALDUN DORMEN:
Tiyatronun daha çok gelişmesini, Samsun’da daha çok tiyatronun olmasını istiyorum. Herkese sevgilerimi yolluyorum.
Emre PANK


RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim