TUĞBA ÖZAY    

Tabiatın kızı Tuğba Özay’dan özel açıklamalar
‘Ben de bir Karadeniz kızıyım’

Mankenlikten oyunculuğa, yazarlıktan sunuculuğa, şarkıcılıktan besteciliğe kadar birçok alanda başarılı işlere imza atan, 10 parmağında 10 marifet kadınlardan Tuğba Özay. Şimdilerde Altı Üstü Komedi ve Kocamın Nişanlısı tiyatro oyunları için turneden turneye koşan Özay’la oyunculuğu, aşkı, güzellik sırlarını, müziği, tabiat sevgisini, kısacası hayata dair her şeyi konuştuk. “Ben de bir Karadeniz kızıyım” diyen Samsunlu Tuğba Özay’la yaptığımız keyifli söyleşi sizlerle…

HABERHAYAT: Hoş geldiniz Samsun’a. Daha önce gelmiş miydiniz?
TUĞBA ÖZAY:
Tabii, çok geldim. Bizim bir tarafımız zaten Samsunlu. Halam, amcalarım Samsun doğumlu. Ben de bir Karadeniz kızıyım. Baba tarafından atlarımız buralı. Hatta bizim burada özel bir sokağımız, özel bir apartmanımız var. Dedem Samsun eski garının başmüfettişiydi. Yani Samsun’a yabancı değilim. İşle ilgili de çok defa geldim buraya. Altı Üstü Komedi ile Samsunlularla buluştuk.

HABERHAYAT: Tiyatro oyunlarınız için Türkiye turnesindesiniz. Samsun’dan sonra sırada hangi şehir var?
TUĞBA ÖZAY:
Altı Üstü Komedi ve Kocamın Nişanlısı adlı tiyatro oyunları için turnedeyiz şu an. Aslında hem Türkiye hem de Avrupa’ya gidiyoruz. Kısa süre önce Berlin’den geldim. Buradan sonra Sinop’a geçeceğiz. Altı Üstü Komedi’de Sinan Benger, Ahmet Çevik; Kocamın Nişanlısı’nda Mehmet Çepiç, Arzu Yanardağ, İpek Tenolcay gibi Türk tiyatrosunun önemli isimleriyle birlikte çalışıyoruz.

HABERHAYAT: Türkiye sizi Aynalı Tahir’deki Bıldırcın Sevda rolü ile tanıdı. Oyunculuğa nasıl başladınız?
TUĞBA ÖZAY:
Oyunculuğa 7 yaşında tiyatro kurslarına giderek başladım. Küçükken çocuk tiyatrolarında rol alıyordum. İlkokul 3’üncü sınıfta tiyatro oyunları yazmaya başladım. 14 yaşına kadar da devam ettim. 16 yaşında ilk kez Sonradan Görmeler dizisinde rol aldım. Sonrasında Mahsun Kırmızıgül’le çekmiş olduğumuz Hemşerim dizisi geldi. Ardından da 97 yılında Aynalı Tahir’de Bıldırcın Sevda karakteri ile yer aldım. Türk halkı tarafından, Bıldırcın Sevda karakteri çok beğenildi. Fenomen oldu. Çok ilginçtir bana hala Bıldırcın Sevda diyorlar. Aradan yıllar geçmiş, Bıldırcın Sevda karakteri insanların hafızalarında yer etmiş. Bu çok güzel bir şey. Sonrasında tabii birçok dizi oldu. Türker İnanoğlu ile çalıştım bir dönem. 5 tane diziyi arka akaya çektim. Zehirli Çiçek, Yapayalnız, Bizim Otel, Çiçek Taksi gibi dizilerde de rol aldım. En son oynadığım dizi Ahmet Kural ve Murat Cemcir’le birlikte rol aldığımız İşler Güçler oldu. Ardından Saddam’ın Askerleri, Daltonlar ve Laz Kit, Avanak Dedektör sinema filmlerini çektim. Bu yıl Borda Bereliler Suriye ve Nefrin adlı sinema filmlerinde oynadım. İkisi de 7 Nisan’da vizyona giriyor. Nefrin, Arda Kural’la karı kocayı canlandırdığımız bir korku filmi. Aynı zamanda son 3 yıldır Ahmet Çevik tiyatrosundayım. Oyunculuk tam gaz devam ediyor. Çok seviyorum oyunculuğu.

HABERHAYAT: Tiyatro sizin için ne ifade ediyor?
TUĞBA ÖZAY:
Tiyatro insanlarla bire bir ilişki içerisinde olduğunuz bir sanat dalı olduğu için daha çok reaksiyon alıyorsunuz. Sahneyi çok seviyorum. Çünkü tiyatro insanı, insana insanca anlatma sanatıdır. Tiyatro tüm sanatların anasıdır. Geçtiğimiz günlerde Berlin’de sahneye çıktığımda beni yetiştiren tiyatro yönetmenim de oyunu izlemeye geldi. Finalde sahneye çıkıp “Tuğba’nın tiyatro IQ’su inanılmaz yüksektir, daha küçük yaşlarda bu işe başladı. Bugün onu izlerken o kadar gururlandım ki gözlerim doldu” dedi. İyi ki tiyatroya başlamışım.

HABERHAYAT: Sesiniz de çok güzel. Müzik çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?
TUĞBA ÖZAY:
Müzikle ilgili çalışmalarım devam ediyor. 6 ay önce 9 şarkıdan oluşan Pes Etme adlı 3’üncü albümümü çıkardım. İlk klibimi de Pes Etme adlı şarkıma çektim. Albümdeki tüm şarkıların sözleri ve 7 şarkının da müziği bana ait. Şu anda Turkcell insanları en çok mutlu eden şarkılar listesinde 1’inci sırada. Bu beni çok mutlu etti. Kötülükler Kraliçesi adlı şarkım ise önümüzdeki günlerde vizyona girecek olan Nefrin’in film müziği oldu. İlk kez bir şarkım bir sinema filminin müziği oldu. Albümün ikinci klibini Survivor’da yazıp bestelediğim Bir Şey Söylemek İstiyorum’a çekeceğiz. Güzel sürprizler sevenlerimi bekliyor.

HABERHAYAT: Birçok alanda başarılı işlere imza atmış çok yönlü birisiniz. Çok yönlülüğünüz çevrenizde nasıl karşılanıyor?
TUĞBA ÖZAY:
Çocukken herkes çok yönlü olmamla övünürdü. Büyüyünce çok yönlü olduğunuz zaman insanlar nedense kıskançlık besliyor. Çocukken yaptığınız zaman herkes gururlanıyor, alkışlıyor ama büyüdüğünüzde “Ay şimdi bunu da mı yapıyor” diyerek gereksiz kıskanç söylemler içine girebiliyorlar. Söylesinler ben kulak asmam.

HABERHAYAT: Başarınızın sırrı nedir?
TUĞBA ÖZAY
: Çok çalışmak, disiplinli olmak, kendi yeteneklerini keşfedip o doğrultuda hareket etmek. İnsani ilişkiler, beşeri ilişkiler de çok önemli tabi başarılı olmamda.

HABERHAYAT: Aslında bir Survivorsınız da. Survivor’a katılma kararını nasıl aldınız?
TUĞBA ÖZAY:
Hayatımın en güzel deneyimlerinden biriydi Survivor. Oraya giderken çok tereddüt ettim. 2 ay düşündüm gidip gitmemeyi. 2 ay boyunca kabusum oldu, rüyalarıma girdi oraya gitmek. Açlığa dayanırım ama sevdiklerimden ailemden uzak kalma duygusu, onlarla hiçbir iletişimimin olmayacağı düşüncesi ve adadaki yarışmacıların entrikalarını tahmin edebiliyor olmak, ilk başta tereddüt etmeme sebep oldu. Ama şimdi iyi ki gitmişim, yine olsa yine giderim, diyorum. Çünkü okyanusun ortasında müthiş bir dünyanın içerisindeydim. O entrikaların dışındaki hayatımda o kadar güzeldi ki. Biliyorsunuz lakabım Tabiatın Kızı. Adanın büyüleyici güzelliğinin benim için ayrı bir yeri var. Tabiatla o kadar içselleştim ki. Tabiatla ne kadar içselleşirseniz o kadar özünüzü keşfedersiniz, insanlığınızı anımsarsınız. Dünyaya daha bir sevgiyle bakarsınız. O yüzden biat edeceğiniz tek şey tabiat olmalı.

HABERHAYAT: Türkiye’nin en güzel kadınlarından birisiniz. Güzelliğinizin sırrı nedir?
TUĞBA ÖZAY:
Anne tarafından Akdenizli, baba tarafından Karadenizli olmak bir kere en büyük avantaj benim için. Bana göre iç güzellik ve sevgiyle bakabilmek çok önemli. Mutsuzken, ben bile çirkinim. Negatif bir insan hayata hep somurtkan bakar. Gülümsemek, tebessüm etmek, pozitif düşünebilmek bence çok önemli. Ama bunun dışında hayatımda hiç estetik operasyon yaptırmadım. Hep doğal olanı tercih ettim. Bakıyorum şu an insanlar estetikten birbirine çok benzer oldu. Ben hiç estetik yaptırmadım ama dudakları, burnu benim gibi olan kadınlar görüyorum ve sinir oluyorum. Eğer ki bir güzellik ölçütü varsa demek ki bu ölçülere uyuyormuşum. Doktorlar, uzmanlar hep bunu söylemiştir. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Güzel bir şey tabii beğenilmek. Bir Türk kadını olarak yurt dışına gittiğim zamanlarda da ilgiyle takip edildim. Dünyada da ülkemi bu anlamda güzel temsil edebiliyorsam ne mutlu. Güzel olmak çok güzel ve ayrıcalıklı bir şey. Güzelliğimi öncelikle genlerime borçluyum. Bu anlamda Tanrı’ya çok teşekkür ediyorum. Bunun yanında kendimi koruyorum tabii ki. Gece hayatım yok, alkol ve sigara kullanmıyorum. Kendime bakan biriyim. Masaj yaptırırım, yaz kış yüzerim, doğayla iç içe olurum, bisiklet sürerim. Özgür bir ruhum var. Özgürlüğüme düşkünümdür. Uçsuz bucaksız denizlere açılmayı, bilmediğim bir spor dalında kendimi geliştirmeyi severim. Bunların hepsi çok önemli şeyler. Hamam, kese, sauna, buhar banyosu benim için çok önemli. Senede bir kez detoks yaptırırım. Ruhumu, bedenimi ve iç organlarımı arındırmış oluyorum böylelikle. Bunların dışında yağlı yiyeceklerden kaçınırım, konsantre içecekler içmem. Haftada bir gün kendimi şımartma günümdür. Onun dışında hamur işi ürünler tüketmem. Mümkün olduğunca doğal olan şeyleri tüketmeye gayret ederim. Bunlar yaşlanmayı geciktirici, hormonları düzenleyici şeyler diye düşünüyorum. Bazı insanlar gibi en ufak bir rahatsızlıkta ilaca başvurmam. Yoğa yaparım, çok kitap okurum, ev işi yapmayı çok severim.

HABERHAYAT: Yemek yapıyor musunuz?
TUĞBA ÖZAY:
Yemek de yaparım. İçimden geliyorsa her şeyi yapabilirim. Ben kendisini kısıtlayan o konuda sınırları olan bir insan değilim. En basiti açarım bir yemek kitabını şu kaç gram, bu kaç gram bakar yaparım. Bazen bizler bazı şeyleri gözümüzde büyüttüğümüz için hiç iyi yapamayacakmışız gibi geliyor. Motosiklet kullanmayı, bisiklete binmeyi, araba kullanmayı kendim öğrendim. Hep korkusuzluk, risk alma vardı bende. Cesaret önemli bir şey. Mutfakta da cesur olmak lazım.

HABERHAYAT: Peki, aşk var mı?
TUĞBA ÖZAY:
Aşk her şeye karşı var. En büyük aşkım ailem, annem, babam. Sevdiklerime, sevenlerime karşı çok büyük aşkım var. Sevenlerimden aldığım sevgi dolu mesajlar beni hayata aşkla bağlıyor. Şarkılar yazıyorum, besteler yapıyorum, bütün bunların muhakkak ki bir adresi vardır.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
TUĞBA ÖZAY:
Sizlere çok teşekkür ediyor, herkese sevgilerimi yolluyorum.

Tuğba Özay hakkında
En sevdiğim kitaplar Şeker Portakalı, Portobello Cadısı, Sefiller, Nazım Hikmet Şiirleri, İlhan Özay’ın bütün şiir kitapları, Bedel, Montaigne Denemeler.
En sevdiğim yazarlar başta babam İlhan Özay. Onun dışında Maxim Gorki, Tolstoy, Balzac, Qello, Susanna Tamaro’yı.
En sevdiğim film Baba
En sevdiğim şarkılar Ahmet Kaya’nı tüm şarkıları, Sezen Aksu’nun tüm klasikleri ve Çav Bella.
En sevdiğim şarkıcılar Ahmet Kaya, Kazım Koyuncu, Farid Farjad, George Michael, Madonna, Michael Jackson.
En sevdiğim parfüm; Estee Lauder Pleasures
En sevdiğim mekanlar doğa, ev, Maldivler, egzotik yerler, Yuşa Hazretleri tepesi

AYŞE KUŞCU



RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim