UZM. DR. MAHMUT ÇAKIR    

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) bireysel olarak uygulanan standart testlerde, kişinin takvim yaşı, ölçülen zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda; okuma, matematik ve yazılı anlatımın beklenenin önemli ölçüde altında olmasıdır. ÖÖG doğuştan itibaren vardır ve ömür boyu devam etmektedir. Öğrenme güçlüklerinin okul çağında belirti verir, ancak çocuktan istenen performans düzeyi ya da yoğunluğu, gerekler onun sınırlı yeterliğini aşmadıkça bulgu vermeyebilir. Yetişkinlikte bile anlaşılmayan ya da göz ardı edilebilen olgular azımsanmayacak kadar vardır aslında....Örneğin; hayatı başarılarla dolu, üst düzey bir şirkette çalışan bir CEO (baş yönetici) düşünün. Kendisinden çok kısa bir zaman diliminde belli bir döneme ait bazı verileri rapor halinde sunması istendiğinde zorlanabilir ve herkesi bu nedenle şaşırtabilir. Bu durum o CEO’nun aslında özel olarak kısıtlı olan yeterliğini aşan bir performansı, o zaman diliminde gösterememesine bağlı olarak gerçekleşmiştir. Onun performansını normalde hiç yakalamayacak olan başka bir kişi bunu rahat başarabilecek iken, CEO burada zorlanabilmektedir.  İşte ÖÖG böyle bir şeydir, yani kişi belli alanlarda, belli zaman diliminde kendisinde var olan kapasiteyi verime yansıtamamaktadır, ancak herkesin yapmakta zorlandığı çoğu şeyi ise kolaylıkla yapabilmektedir. Yani öğrenmede ve verimlilikte istikrar ve süreklilik genellikle yoktur. ÖÖG olan öğrenci çok basit şeylerde bocalarken, çok zor olan bazı şeyleri kolaylıkla yapabilmektedir. Bu çocukların hisleri, hayal güçleri ve duygusal yapıları daha ön plandadır. Bunlara ek olarak sanatsal yönlerinin daha fazla oluşları da sağ beyinlerini daha çok kullandıklarını göstermektedir.

ÖÖG görsel, işitsel, motor duyusal alandaki özürlerden, zihinsel gelişim geriliğinden, yaygın gelişimsel bozukluklardan, fırsat eksikliği, yetersiz öğrenim gibi okula ilişkin zorluklardan, kültürel etkenlerden, duygusal bozukluk ve iletişim bozukluğundan, çevresel etmenlerden ayırt edilmelidir.  

ÖÖG;  1)Doğuştandır. 2) Görme işitme sorunu ile ilişkili değildir, görme ve işitme normaldir. 3) Zeka sorununa bağlı değildir, yani zeka normal ve bazen yüksektir, 4) Eğitimdeki aksamalar, sık okul değişikliği gibi nedenlerden bağımsızdır, yani okulda kullanılan dili bilmeme ya da eğitsel yönergelerin yetersizliği söz konusu değildir. 5) Beyindeki bazı farklılıklar ve beynin farklı çalışması nedeniyle öğrenme süreçlerinden bir ya da birkaçında aksama olur. 6) Bu bozuklukta her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar farklıdır ve her çocuk kendine özgü belirti verir.

Okul öncesi dönem ÖÖG ipuçları;  1) Konuşmanın gecikmesi ve  diğer konuşma bozuklukları (kelimeleri doğru telaffuz etmekte güçlük, kelime dağarcığının yetersiz ve yavaş gelişmesi, bir şey anlatırken zorlanma, az konuşma) 2) Zayıf kavram gelişimi (Büyük-küçük, ince-kalın, üst-alt, iç-dış, önce-sonra gibi kavramları öğrenememe, karıştırma) 3)Yetersiz motor gelişim (öz-bakım becerilerini öğrenmekte güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik (sakarlık), çizim veya kopyalamaya karşı isteksizlik

Özgül Öğrenme Güçlüğü terimi, “disleksi” (okuma alanında güçlük), “disgrafi” ( yazılı anlatım alanında güçlük) ve “diskakuli” (sayısal, matematik alanında güçlük) terimlerinin hepsini kapsamaktadır. Bu sorunların her biri tek tek ya da birlikte olabilir.

Disleksi… sözcük okuma doğruluğu, okuma hızı ve akıcılığı, okuduğunu anlama genellikle bozuktur. Harfi, heceyi, sözcüğü tanıma, işittiği ve gördüğünü anlaşılır dile çevirme, harf harf söyleme güçlükleri disleksi kapsamındadır. Alıcı dili algılama, anlama, algılanan veriyi sözel ifade edici dile çevirme, anlatma ve ifade etme alanlarının birinde ya da her birinde eksiklikler ve zorlanmalar olabilir.  Disleksisi olan çocuklar 1. sınıfta okumayı öğrenmede zorlanır ve gecikir. Diğer sınıflarda ise okumaları hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir. Bazı harflerin seslerini öğrenemez, harfin şekli ile sesini birleştiremez, kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır, sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar. Birinci sınıfta okumayı öğrenmede zorlanırlar ve gecikirler. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters okur ya da karıştırırlar. “Çok” yerine “koç”, “ev” yerine “ve”, “soba” yerine “sopa”,  gibi...

Disgrafi (Yazılı anlatım Bozukluğu)... Harf harf söyleme/yazma doğruluğu, dilbilgisi ve noktalama doğruluğu, yazılı anlatım açıklığı ve düzeninde yetersizlik vardır. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters yazar ya da karıştırırlar,  b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g gibi.  Yazarken bazı harfleri, heceleri  atlar ya da harf/hece ekler, sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama, hece bölme hataları, yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya  bölerek yazarlar. Yaşıtlarına oranla el yazıları okunaksız ve çirkindir, yavaş yazarlar, tahtadaki yazıyı defterlerine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanırlar.

Diskalkuli (Sayısal, matematik alanında bozukluk)....Sayı algısı, aritmetik gerçeklerin ezberlenmesi, doğru ve akıcı hesaplama, doğru sayısal akıl yürütmede zorluk vardır. Sayı ve matematik sembollerini öğrenmede güçlük çekerler. Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırırlar. Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geri kalırlar. Dört işlemi yaparken yavaştırlar. Problemi çözüme götürecek işleme karar veremezler, yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanırlar. 

Yetersiz olan diğer alanlar; sağ-sol, doğu-batı, kuzey-güney kavramları, zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra, gün, ay, yıl, mevsim gibi) karıştırırlar. Saati öğrenmekte zorlanırlar. Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlarlar. El becerilerinde, ip atlama, ayakkabı-kravat bağlama gibi işlerde yaşıtlarına oranla beceriksizdirler.  Sakarlık vardır, sık sık düşer, yaralanır, istemeden  bir şeyler kırarlar. Kendi başlarına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir.  Öğrenme stratejileri eksiktir, nasıl çalışacaklarını, nasıl daha fazla bilgi edineceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler. Organize olmada ve plan yapmada genellikle zorlanırlar.

Sözel Olmayan (nonverbal ) özel öğrenme güçlüğü

Burada okuma, yazma ve matematik alanlarında güçlükler ön planda değildir. Görsel ve uzamsal hafıza ya da algılama, dil dahil ince motor ve toplumsal iletişim becerileri (sosyal olaylarım verdiği ipuçları doğru ve tam algılama, sosyal yargılama, sosyal baş etme) sorunludur. Hiçbir öğrenme güçlüğü çekmediği halde özellikle sosyal yargılamada, iletişim kurmada sorun yaşayan, beceri gerektiren etkinliklerde zorlanan öğrenci ya da kişilerde de özel öğrenme güçlüğü düşünülmesi gerekebilmektedir.

ÖÖG NEDENİ... Nedeni kesin belli değildir, ailesel ve genetik yatkınlık vardır. Özellikle sağ beyin dominantlığı ve işlevsellik belirtileri vardır. Sol beyinde ya da her iki beyin tarafında eşit olması beklenen işitsel algılama bölgesinin (PT= Planum Temporale) ÖÖG’de beynin sağ tarafına daha fazla lokalize olduğu ve sol beyinde aktivasyonunun azaldığı bilinmektedir. Özellikle okuma güçlüğü (disleksi) çekenler fonolojik kodlama kullanırken zorlanırlar, ses-harf ilişkisi bozuktur, “c” harfini gördüğünde “c” sesini bulamaz. Çünkü ‘c’ sesinin beyinde fonolojik kodlanma karşılığı yoktur. Yine duyulan ya da bildirilen veriyi konuşma diline çevirmede de yetersizlik görülebilmektedir.

ÖÖG-TANI... ÖÖG tanı kriterleri karşılanmalıdır. Ayrıca çocuğun öyküsü (gelişimsel, sağlık, aile, eğitim), okuldan edinilen bilgiler ve ruhsal eğitsel değerlendirmelerin klinik açıdan bir araya getirilmesi ve yorumlanması ile tanı konulmalıdır. Yani ÖÖG eğitsel bir tanıdan öte klinik bir tanıdır. Psikiyatrik testler ve ölçekler tanıya sadece yardımcıdır.

ÖÖG ile karışan ya da birlikte olan bozukluklar...1) Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu  2) Yaygın gelişimsel bozukluklar (asperger sendromu dahil), 3) Anksiyete bozukluğu, 4) Yıkıcı davranım bozuklukları 5) Sosyal kaygı bozukluğu

Ev, okul ve sosyal etkileşim alanlarının birinde ya da daha çoğunda işlevsellik kaybına neden olan dikkat sorunları, kaygı durumları, davranış sorunları, içe kapanıklık, iletişim zorlukları ve düşük benlik saygısı şikayetleri ile getirilen her çocuk ve ergen özgül öğrenme güçlüğü yönünden değerlendirilmelidir. Çünkü bazı ÖÖG olan çocukların akademik başarısızlık, okuma, yazma ve matematikte gerilik şikayetleri ile getirilmeyeceği,  sözü edilen durumlarla ilişkili belirtilerin daha ön planda olabileceği ve dolayısıyla altta yatan gerçek neden olan ÖÖG’nün atlanabileceği unutulmamalıdır.

ÖÖG-TEDAVİ....Eğer varsa birlikte olan bozuklukların tedavisi ve psikoeğitimdir. Psikoeğitim ve diğer tedavi yaklaşımları bir sonraki sayıda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

 

,

 


Köşe Yazıları
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim